BU SESLERE KULAK VERECEKLER DE VARDIR ELBETTE !

Duyarsızlıklarımız gönüllü çalışanlarımızı çok üzüyor.
Ama ASIL ÜZÜLENLER Devlet ve Millet olarak BİZLER OLACAĞIZ!
Nerde Devlet Nerde millet diye haykırma hakkımız yok çünki.
afettr grup üyelerinin haykırışları aynen aktarılmıştır.

Yazmayacağım yazmayacağım diyorum ama yine de bu kadar emek verdiğimiz konuda bir iki laf etmeden duramayacağım.

1999 yaşandı bitti ve hepimiz bir sürü ders aldık ama bunu yazlı çizili bir hale getirip sorumluluklarımızı tek tek çözümü ile kaleme alamadık.

Alamadık diyorum çünkü sonuç elde edemedik.

Yüzlerce toplantı, komisyonlar, şüralar falan filan.

Yazdık çizdik uyguladık bunları her seferinde gerek bu tür guruplarda basında, internet sitemizde yayınladık.Çözümler önerdik tartışmaya açtık.

Adımız CONİ olmadığı için Coni nin dışında da kimse tartışmadı, tartışamadı veya kale almadı.

Niye yaptık bunları, yaptıklarımızı reklam etmek için mi yoksa birkaç arkadaş okusun da sahada neler oluyor neler yaşanıyor öğrensin diye mi.

Yaşadıklarımızın doğru yarattığımız çözümlerin eksiksiz olduğunu hatta hatasız olduğunu söylemedik, sadece yaşadıklarımızı anlattık ve çözümleri ne şartlarda ürettiğimiz yazdık.

Kaçınız okudunuz bu raporları ve hakkında yorum yaptınız.

Çok ciddi katılımlı 5 adet tatbikat yaptık ve raporlarını yayınladık kaçını okudunuz ve yorum yaptınız veya gelip izlediniz…

Yazıkdır arkadaşlar bu kadar emeğe harcanan zamana ve paraya.

Bütün bunları yapabilmek için iş hayatımızdan özel hayatımızdan ödün verdik. Bir kısmımız battı birkaç arkadaşımız eşinden boşandı. Bingöl depremine geldiği içinde 2 arkadaşımız işinden atıldı. Örnekler maalesef çok.

5 yıl önce Kamu yararına bir dernek olmak için baş vurduk evraklarımızı süründürdüler her seferinde tozlu raflarda bulduk.Ne için Kamu yararına çalıştığımızı devlete ispat için

Şimdi konudan bir haber bir müsteşarın masasında tozlanıyor.

Şimdi lütfen hiç sormayın ne yapılacağını siz önerinizi yazın…Yapılanları okuyun raporları inceleyin.

Sahayı çözün önce, gerisi kendiliğinden gelir.

Bir de hakikaten bunu maaşla çalışan geldiği her toplantıda lütfen bu toplantıları mesai saatinde yapın diyenlerden bu işe gönüllü olmayanlardan bir şey beklememeyi öğrenin artık.

Sevgi ve saygılarımla.

Mimar

Mehmet Hatunoğlu

AKA.YÖN.KUR.BŞK

AKA HERŞEYE RAĞMEN KAMU YARARINA ÇALIŞAN BİR DERNEKDİR.


Her sene 17 Ağustos için bir şeyler yazardım. Artık yazmıyorum ama AKA guruba gelen bir bayan arkadaşımın MESAJINI sizlerle paylaşmak istedim. Anlayana tabi...

Mimar
Mehmet Hatunoğlu
AKA.YÖN.KUR.BŞK

Sesimi duyan var mı?

Tam dokuz sene geçti. İnsan olmanın, aslında sedece insan olmanın önemini ve gerisinin ne kadar önemsiz olduğunu anlamamızın üzerinden.

Bizi diğerlerinden farklı kılan neydi?

Ne zorumuz vardı da dokuz senedir bütün zorluklara rağmen hala uğraşıp duruyoruz. Yeri geliyor birbirimizi kırıyoruz, tartışıyoruz, birlikte kafa patlatıyoruz.

Her sene biraz daha unutuyoruz. Bize ne yahu, kim ne yaparsa yapsın, benim derdim kendime yetiyor demeden uğraşıyoruz.Ne zorumuz var da gittiğimiz her yere sırt çantalarımızı da taşıyoruz.

Hepimiz toplu halde kafayı yedik de diğerleri mi normal. Daha önce hiç tanımadığımız bizimle hiç ilgisi olmayan insanlarla, kadınmış erkekmiş, akıllıymış deliymiş, fakirmiş zenginmiş, farklı kültürden , farklı dindenmiş hiçbirini önemsemeden bir anda el ele tutuşup bir olabilmemizi ne sağlayabilirdi ki bu dünyada..

Herkes birbirinin gözünü oymaya çalışrken neydi bizi biraraya getiren?
Hatırlatmalı mıyım dokuz sene önce enkazların başında bağıran anneleri babaları dedeleri nineleri,yüzlerce insanın diri diri toprağa, betona gömüldüğünü ve hiçbirşey yapamamanın verdiği acıyı unuttunuz mu?

Hatırlayan var mı paranın ve itibarın hiçbir işe yaramadığını.İşe yarayan tek şeyin dünyanın ve Türkiyenin dört bir yanından yardıma koşan, hiç uyumadan, yorulmadan, aç susuz günlerce çalışan insanlar olduğunu.

Yani işe yarayan tek şeyin insanlık olduğunu hatırlayan var mı?
Bizi biraraya getirenin içimizdeki doğaya ve insana duyduğumuz sorumluluk ve sevgi olduğunu. Bizi diğerlerinden farklı kılan şeyin aslında bizler olduğumuz gerçeğiniz unutan var mı?
Bu ülkede iyi birşeyler yapmaya çalışmanın cezasını çeken bizler... Biliyoruz ki yıldığımız ve yorulduğumuz zaman İNSANLIK bu savaşı kaybedecek...
Karşılığında hiçbirşey beklemeden, ne alkış, ne para , ne de kahramanlık madalyası...

Karşılık olarak beklediğimiz tek şeyin bir hayat kurtarmanın verdiği mutluluk olduğu ve
sayımızın ne kadar az olduğunu anlayan var mı?

İnsanlık namına sesimi duyan var mı?

17.08.99 anısına...
Elif Mertdoğan (AKA Üyesi)

1 yorum:

    On 19 Ağustos 2008 15:42 Adsız dedi ki...

    maalesef Türk insanı hazırcı.
    herşey onun ayağına gelsin ister.
    uatnmadan bir de hesap sorar.
    Gölcük depreminde kurtarmacılara silah çekip önce benim insanımı kurtar diyenleri de gördük.AMA BU DEĞERLİ ARKADAŞLAR BUNLARI BİLEN KENDİNİ GELİŞTİRMİŞ İNSANLAR. İNŞALLAH VAZGEÇMEZLER.