ASETİLEN - C2H2 ( ETİN )

GİRİS :

Asetilen ( Etin ):
Asetilen gazı; renksiz, sarımsak kokulu, şiddetli yanıcı, havadan hafif, zehirli etkisi olmayan fakat havanın oksijenini azaltarak boğucu etki yaratabilecek bir gazdır.
Asetilen sanayide karpitin su ile reaksiyonundan elde edilir.
Asetilen maddesi çok yanıcı oluşunun yanı sıra, katı ve sıvı fazlarında iken oldukça kararsız bir özellik gösterir.
Bu özelliğinden dolayı asetilen yanlış kullanımda yada yanlış depolamada oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Asetilen için kullanılan tüm malzemeler asetilenin özelliklerine uygun olmalıdır. Bu neden ile donanım ve malzeme seçilirken çok dikkat edilmelidir.
Hatta giyilen giysiler dahi önemlidir.
Asetilen yanma esnasında çıkardığı yüksek ısıdan dolayı endüstride çok yaygın olarak kullanılır.
Asetilen, diğer fuel-gazlarla karşılaştırıldığında en az oksijen tüketimiyle en yüksek alev hızına (6.9 m/sn) ve alev ısısına ulaşan gazdır (3160ºC).
Serbest asetilen gazı hiçbir zaman 15 psig (1.013 bar) basıncın üstüne çıkarılmamalı ve kullanılmamalıdır.
Asetilen tüpleri için 50ºC çok tehlikeli bir sıcaklıktır. Kesinlikle tüplerin bu sıcaklığa ulaşmaması gerekmektedir.
Asetilen, gaz halinde bir çözücü maddeye (genellikle asetona) yedirilmiş olarak tüp içinde ticari olarak bulunabilir.
Asetilen tüpleri özel olarak hazırlanır. Tüp içinde üçlü birleşim (Poroz madde + Çözücü madde + Asetilen gazı) mevcuttur.
Poroz madde; aspez(yanmaz),pudra, kireç ve sudan oluşan lifli, süngerimsi bir karışımdır. İlk önce poroz (gözenekli) maddeye çözücü madde yedirilir, ardından asetilen gazı çözücü madde içinde çözündürülür.
Aşağdaki bilgiler, sıkıştırılmış asetilen kullananlara rehber olması amacı ile verilmiştir. Asetileni kullanmadan önce bütün kullanıcılar asetilenin özelliklerini bilmelidir. Asetilen aşağıda belirtilen safiyette gaz halinde bir çözücü maddeye (genellikle asetan) yedirilmiş olarak tüp içinde ticari olarak bulunabilir. Asetilen tüpleri özel olarak hazırlanır. Tüp içinde üçl)i kombinasyon 1 paraz madde + çözücü madde + Asetilen gazı) mevcuttur, Ilk önce Poroz (gözenekli) maddeye çözücü madde yedirilir, ardından asetilen gazı çözücü madde içinde çözündürülür. Asetilen gazı, uygun özellikte, hem dikişli hem de dikişsiz tüplere doldurulabilir. Maksimum tüp basıncı °C sıcaklık başına 0,31 bar basınç değişimi ile 21°C’de 17,24 bar’dır. Asetilen ticari olarak daha çak kalsiyum karbüre su ilavesi veya suya kalsiyum karbür ilavesi ile elde edilir.

Peki, karpit (kalsiyum karbür) nasıl elde edilir?
Karpit (CaC2),kok kömürü ve söndürülmemiş kirecin elektrik fırınlarında 2760-3870° C’de ergitilmesiyle elde edilir. Fırınlarda elde edilen karpit potalara dökülerek soğutulur. Potalardan alınan kütle halindeki karpit değirmenlerde kırdırılarak küçük parçalar haline getirilir. Daha sonra eleklerden geçirilerek tane büyüklüklerine göre sınıflandırılır. Tane büyüklükleri 2-7, 7-15, 15-25, 25,50 ve 50-80 mm ölçüsündedirler. Tane büyüklüklerine göre ayrıştırılan karpit bidonlara doldurularak piyasaya sürülür. Bu bidonların ağırlıkları 60-70kg arasında değişir. Karpit bidonlarının su ve ateşten uzak bulunan depolarda saklanması yerinde olur.

ASETİLEN TÜPLERİ VE ÖZELLİKLERİ:

Asetilen tüpü, asetilen gazının depolanması ve taşınmasında kullanılır. Asetilen tüpü dikişsiz veya kaynaklı olarak yapılır. Oksijen tüpüne göre daha kısa boylu ve büyük çaplıdır. Asetilen tüpleri 3-5 ve 10 kg ağırlıklarında piyasada bulunurlar. Piyasada kullanılan tüplerde 25 atm basınç bulunur.Asetilen tüpleri sari,kırmızı ve turuncu renge boyanır. Asetilen tek basına tüplere sıkıştırılmaz. Asetilen yanıcı özelliği nedeniyle yalnız basına tüpe doldurulmaz. Asetilen aseton ve alkolde çok iyi erime yeteneğine sahiptir.Böylece tüpün 1/3’u aseton ile doldurulur.40 lt’lik bir asetilen tüpünün içinde yaklaşık olarak 13 lt aseton vardır.


DİKİŞSİZ ÇEKME ÇELİK SANAYİ ASETİLEN TÜPLERİ


SEYYAR ( KARPİT ) ASETİLEN TÜPÜ


FİZİKSEL ÖZELLİKLER

Kimyasal Simgesi : C2H2
Fiziksel durumu : Çözünmüş gaz
Molekül ağırlığı : 26
Görünüş : Renksiz, sarımsak kokulu
Yoğunluk : 1.086 kg/ m3 ( 21.1ºC )
Erime noktası : - 80.8 ºC
Kaynama noktası : -84.0 ºC ( 1 atm )
Kritik basınç : 61.9 bar
Kritik sıcaklık : 35.2ºC
Yanma ısısı : 20,800 Btu/lb ( 11545 k cal/kg)
Yanma aralığı( havada ) : 2.4 - 85% hacimde

Renksiz
Boğucu
Sarımsak kokusuna benzer kokuda
Oldukça parlayıcı
Narkotik (anestezik)
Zehirsiz
Çözünmüş Gaz EN ISO 9002

TÜP ÖZELLİKLERİ (TS 11170)

Tüp Dış Rengi : Rol 1018 ( sarı )
Periyodik Bakım 5 Yıl
Basınçlı, çözülmüş asetilen gazı için; çelik, dikişli tüpler kullanılmalıdır.

KULLANIM ALANLARI:

Oksijen kaynağında
Metallerin kesilmesinde ve kaynaklanmasında yakıt olarak (oksiasetilen hamlacı)
Kimya sanayinde organik maddenin ve plastiklerin birleşim yoluyla üretilmesinde (Vinil)
Spektrometre cihazı ve diğer sayaçlarında
Yüksek alev sıcaklığı gereken yerlerde (3.3300°C)
Şamandıra, deniz fenerleri, maden kuyuları, yol işaretleri gibi elektrik enerjisinden yararlanılamayan alanların aydınlatılmasında
Çeşitli böcek öldürücü ilaçlarda
Neopren kauçuğu yapımında kullanılmaktadır.

Bunların dışında;

Mağaracılıkta ana aydınlatma aracı olarak karpit lambası kullanılmaktadır. Karpit lambası asetilen gazını yakarak ışık verir. Uzun ömürlü olması, bir doldurmada 6-8 saat yanması, çalışmak için yalnızca suya gereksinim duyması, parlak ve homojen ışık vermesi, ağırlık/verim oranının düşük olması gibi özelliklerinden dolayı mağaracılıkta özellikle tercih edilmektedir. Asetilen alevi parlak ve rüzgâra oldukça dayanıklıdır.
Yine çeşitli ülkelerde yasal olmayan şekilde balık avlama yöntemi olarak karpit bombaları şeklinde kullanılabilmektedir.
Ayrıca ucuz bir enerji kaynağı olması, çevreyi az kirletmesi gibi özellikleri nedeniyle karpitin ülkemizde alternatif enerji kaynağı olarak özellikle otomotiv sektörü bilimsel araştırmalarında kullanıldığı bilinmektedir





ASETİLEN ÜFLEÇ ALEVİ ISILARI 333O SANTGRAT DERECE GİBİ YÜKSEK ISIYA SAHİPTİR.


ASETİLEN GENELDE KESME KAYNAK İŞLERİNDE VE KÜÇÜK ORTA BÜYÜK TÜM SANAYİ ALANLARINDA KULLANILMAKTADIR.

EMNİYET !

DİKKAT! PARLAYICI VE KOLAY YANICI GAZ ALEVLE YAKLAŞMAYİNIZ

TEHLİKE ÖZELLİKLERİ
Çözünmüş gazdır.
Oldukça parlayıcı ve yanıcı gazdır. Hava ıle parlama sınırı=%2,2 -85 Havadan biraz daha hafiftir. %100 saf asetilen kokusuzdur. Ticari asetilenin sarımsak kokusuna benzer bir kokusu vardır. Asetilen hava ile bile sıcak ışık saçan ve dumanlı bir alevle yanar. Tutuşma sıcaklığı asetilenin hava içindeki yoğunlaşma yüzdesine göre değişir. Mesela %30 asetilen ihtiva eden hava 305°C da tutuşturulabilir. Basınç altındaki gaz asetilen, şiddetle parlayarak ayrışabilir.

TEHLİKELERİN TANIMLANMASI
Acil durum gözden geçirmesi:

Kokusuzdur, renksizdir, parlayıcı olmayan gazdır. Oksitleyicidir, yanmayı hızlandırır ve alev alan malzemelerde yangın ve patlama riskini artırır. Zehirleyici değildir. Yüksek yoğunlukta uzun süre oksijen solumak öksürüğe neden olabilir ve akciğer etkilenir. Basınçlı gazdır. 50C`nin altında kullanılmalı ve muhafaza edilmelidir.

Vücudu etkileme durumu:

Solunum: Evet ( Tehlikeli )
Solunduğunda:
Çalışanın riskini en aza indirerek, kazazede derhal temiz sahaya çıkarılmalıdır. Eğer
solunum zayıflığı varsa, derhal suni teneffüs uygulanmalıdır. Ambülâns çağırılmalıdır.
Kazazede sıcak ve rahat tutulmalıdır
Cilt İle Temas: Hayır ( Tehlikesiz )
Deri Yolu İle Emilme: Hayır ( Tehlikesiz )
Göz Teması: Hayır ( Tehlikesiz )
Yutma: Hayır ( Tehlikesiz )


GENEL EMNİYET TEDBİRLERİ

Kullanımdaki tüpler, açık havada (güneş ısısı veya diğer iklim şartlarından korunmuş olarak) veya tercihan çak iyi havalandırılmış serin yerlerde muhafaza edilmelidir.
Gaz içeren veya içermeyen Asetilen tüpleri ısıtılmamalıdır.
Gaz içeren tüpler asla 45°C’ın üzerindeki sıcaklığa maruz bırakılmamalıdır.
Çözücü madde (aseton kaçışını önlemek için, gaz 15°C da 0.5 bar basıncın altında kullanılmamalıdır.
Tüpler, yatay pozisyonda kullanılmamalı ve taşınmamalıdır.
Asetilen tüpleri oksijen tüplerinin yanında depolanmamalıdır.
Çok iyi ayrılmamışlarsa, asetilen ve oksijen tüpleri arasında yarım saat yangına dayanıklı malzeme ile kaplı, en az 1,5 metre yükseklikte yanmaz bölme yapılmalıdır.
Bir kullanım yerinde 70 m3 gaz ihtiva eden tüplerden 1 adet olmak üzere
13 adet 6 kg lık tüp, 8 adet 9 kg’lık tüpten fazlası bulunmamalıdır.
Yangın söndürme sistemi ( Sprinkler ) kurulu yerlerde, 170 m3 gaz ihtiva eden tüplerden 1 adet olmak üzere ; 31 adet 6 kg’lık tüp, 23 adet 9 kg’lik tüp) bulundurulabilir.
Asetilen tüplerinin depolandığı sahalara uyarıcı, sigara içmeyi ve açık alev taşımayı yasaklayıcı levhalar asılmalıdır.
Tüpler uygun şekilde, dik pozisyonda tutulmalıdır.
Asetilen tüpleri üzerinde bir değişiklik veya tamirat yapılmamalıdır.
Yanan bir torc asla emniyet tapasına yaklaştırılmamalıdır.
Emniyet tapası yaklaşık 100 °C’da eriyebilir ve gazın dışarı atılmasına sebep olur.
Bir tüpten diğer bir tüpe asla dolum yapılmamalıdır.
Elektrikli cihazlarla asetilen tüpü asla yan yana getirilmemelidir.
Asetilen tüpleri yerde yuvarlanmamalıdır.

UYGUN MALZEMELER KULLANILMALIDIR.

Asetilen boru hattı sistemleri için yalnızca çelik veya çelik çekme borular kullanılmalıdır. Bağlantılar kaynaklı, dişli veya flanşlı olabilir. Dişli borularda daha kalın et kalınlığı olan borular kullanılmalıdır. Bağlantı malzemeleri haddelenmiş dövülmüş veya dökme çelikten olabilir. Dökme demir bağlantılar uygun değildir. Bazı şartlar altında asetilen, bakır, gümüş cıva ve bunların alaşımları ile temasa geçtiğinde kolaylıkla patlayabilen 6ıleşiklerini oluşturabilir. Bundan dolayı, asetilen ile birlikte bu metallerin, bunların tuzlarının ve bileşiklerinin birlikte kullanımından sakınılmalıdır. Genel olarak, normal koşullarda % 65’den daha az bakır içeren pirinç ve bazı nikel alaşımları asetilen servisi için uygundur.
Asetonda çözünen kauçuk ve plastikler de kullanıma uygun değildir.

KULLANMA, DEPOLAMA VE KAÇAK TESBİTİ

Şüpheli kısımlara sabunlu su tatbik edilmelidir.
Sabunun arkasından çıkan gaz kabarcıkları, büyük olasılıkla bir kaçağın varlığını gösterir. Kaçak tespiti asla açık bir alevle yapılmamalıdır.
Ayrıca bir asetilen gazı detektörü de kullanılabilir.

ZEHİRLİLİK VE BELİRTİLERİ
Asetilen gazı, kronik etkisi olmaksızın oldukça yüksek konsantrasyonlarda solunabilir. Yüksek oranlarda oksijen ile karıştırılırsa, norkofik etki yapar ve anestezide de kullanılabilir, Ancak, bu tür karışım elde etmek ve kullanmak çok tehlikelidir.
Asetilen havadaki oksijeni seyrelterek boğucu bir gaz olarak hareket eder. Ancak boğulmadan ziyade, boğulmaya sebep olacak seviyeye ulaşmadan önce, patlama değerinin düşüklüğünden dolayı daha ciddi tehlikelere yol açabilir.
.

GAZ KAÇIRAN TÜP

Eğer Asetilen tüpü valf sapından kaçırıyorsa ve valf açıksa, valfı kapatılıp, somunundan sıkılmalıdır. Eğer bu kaçağı durduramıyorsa, valfı kapalı bırakıp tüpün hizmet dışı olduğuna dair uyarıcı yazı tüpün üzerine yazılmalıdır. İmalatçı firmaya haber verilmelidir. Asetilen tüpleri, çeşitli sıcaklıklarda eriyen emniyet tapaları ile donatılmıştır. Herhangi bir durumda emniyet tapası açılmış ve gaz kaçırıyorsa, tüp açık alana alınmalı, uyarıcı yazı asılmalı ve yavaşça valfı açılarak gaz açık alana verilmelidir, Tüp boşalınca valfı kapatılmalıdır.


DİKKAT! DİKKAT! DİKKAT! DİKKAT! DİKKAT!

YANGIN DURUMUNDA YAPILACAKLAR

ÇALIŞANIN ETRAFINA EMNİYETLİ MESAFEDEN SU SIKILARAK SOĞUTULMAYA ÇALIŞILMALIDIR.

KALSİYUM KARPİT DEPOLARINA YERLERE YAKIN YERLERDE SU KULLANILMAMALIDIR.

FAKAT?

ASETİLEN TÜP YANGINLARINI TERCİHEN KÖPÜK KULLANARAK SÖNDÜRÜN BU AYNI ZAMANDA SOĞUTMA SAĞLAYACAKTIR.

YANGIN DURUMUNDA KARBONDİOKSİT VE KURU KİMYEVİ TOZLU SÖNDÜRÜCÜLER KULLANILMALIDIR.

ASETİLEN BULUNAN ODALRIN ÖNÜNDE SEYYAR KARBONDİOKSİT VE KURU KİMYEVİ TOZLU SÖNDÜRÜCÜLER BULUNDURULMALIDIR.
SOĞUTULMADAN YA DA SOĞUTULARAK SÖNDÜRÜLEN ASETİLEN TÜP YANGINLARINDA HİÇ FARKETMEZ MUHAKKAK ASETİLEN TÜPLERİNİ KOMPLE SUYA GÖMÜNÜZ. BU DURUMDA SOGUTMA 12 SAAT OLMALIDIR.






KULLANMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:


Belirtilmedikçe bir gaz tüpü kapağından asla kaldırılmamalıdır.
Kısa mesafe olsa bile ağır tüpleri nakletmek için tekerlekli bir vasıta veya uygun başka vasıtalar kullanılmalıdır.
Sağlam eldivenler giyilmelidir.
Kullanılan tüp bir yere sabitlenene kadar valf koruma kapağı çıkarılmamalıdır, dik durumda kullanım için bekletilmelidir,
Gerekli olduğu takdirde uygun göz ve yüz koruyucu aparatlar takılmalıdır.
Emniyet gözlüğü, kimyasal çeperli gözlük veya tam yüz siperi arasındaki seçim, kullanılan gazın yapısına ya basıncına bağlıdır.
Gerekli olduğu takdirde, zehirli gazlar için, kendinden pozitif basınçlı solunum aparatları veya tam yüzlü hava solunum aygıtı çalışma alanında bulundurulmalıdır. Uygun bir metot kullanılarak gaz kaçakları kontrol edilmelidir. Bu amaç için, parlayıcı ve zehirli gaz monitörleri vardır. Eğer gaz zehirli ise, satıcı tarafından verilen özel talimatlara uyulmalıdır.
Kullanım esnasında, basıncı düşürmek için uygun basınç düşürücüler kullanılmalıdır.
Tüpü kullanıma sokmadan önce, sisteme geri besleme olmamasına dikkat edilmelidir. Kullanım alanındaki bütün elektriksel sistemlerin her bir gaz için uygun olmasına dikkat edilmelidir.
Bir tüpün basıncını arttırmak için asla direkt çıplak alev veya elektrikli ısıtıcı cihazlar kullanılmamalıdır, Tüp asla 45°C’ nin üzerindeki bir sıcaklığa maruz bırakılmamalıdır. Bir tüp, satın alınan gazı ihtiva etmek dışında mesela, kaydırak veya mesnet alarak kullanılmamalıdır.
Tüp çıkış valfları özellikle yağ ve su gibi kirleticilerden uzak ve temiz tutulmalıdır. Tüpler valflarına veya emniyet cihazlarına hasar verebilecek anormal mekanik şoklardan uzak tutulmalıdır.
Asla tüp valfları veya emniyet cihazları üzerinde tamirat yapılmamalıdır. Hasarlı valflar derhal satıcıya bildirilmelidir.
Tüp hala teçhizata bağlı olsa bile, gaz kullanımı gerekli değilse, tüp valfi kapalı tutulmalıdır.
Tüp teçhizattan ayrılır ayrılmaz tüp kapakları yerleştirilmelidir.
Depolama
Tüpler çok iyi havalandırılmış bir sahada depolanmalıdır. Depolama esnasında tüp sıcaklığının -40 °C’nin altına inmeyecek, 45 °C’nin üstüne çıkmayacak şekilde önlem alınmalıdır.
Tüpler yangın riskinden an ve ısı/tutuşturucu kaynaklardan uzak bir yerde muhafaza edilmelidir.
Eğer parlayıcı, toksik veya asitleyici gazlar depolanıyorsa, “SİGARA IÇILMEZ” uyarı levhası asılması uygundur.
Depolama sahası temiz tutulmalı ve yalnızca yetkili personel girebilmelidir. Depolama sahası, uygun tehlike uyarıcı işaretlerle işaretlenmelidir.
Depolanan tüpler, devrilmeyecek ve yuvarlanmayacak şekilde tutulmalıdır.
Tüp valfları sıkıca kapatılmalı ve gerekirse valf çıkışları da kapatılmalıdır.
Koruyucu kapak yerinde olmalı ve uygun takılmalıdır.
Açıkta depolanan tüpler paslanmaya ve sert havaya karşı korunmalıdır.
Tüpler korozyona sebep olabilecek şartlarda depolanmamalıdır.
Dolu ve boş tüpler ayrı ayrı depolanmalı ve ilkönce eski stok kullanılacak şekilde dolu tüpler ayarlanmalıdır.
Gaz tüpleri çeşitli (Toksik, parlayıcı, oksitleyici vs) kategorilere göre depolama sahasında ayrılmalıdır.
Depolama sahasında parlayıcı ve toksik gazlar minimum seviyede tutulmalıdır. Parlayıcı gazlar yanıcı maddelerden uzak tutulmalıdır.
Depo sahasında tutulan tüpler periyodik olarak muayene edilmelidir.
Tüpler elektrik devresini tamamlayacak şekilde depolanmamalıdır.


En enteresan olaylar da bizim ülkemizde:

Balık tutmak için karpit bombası yaparak ellerinde gözlerinden olanları gördüm müşahede ettim. Şimdide hurma muz gibi meyveleri olgunlaştırmak için karpit kullanmaya kalkanlar,
Üstelik kullanmayı bilmeden kullananlar var. Hayretle izliyoruz. Aşağıda iki iki haber ve iki olay asetilenin nerelerde daha kullanılabilineceğini itfaiyecilerin ne kadar uyanık olmaları gerektiğine dair önemli bilgiler vermekte. Her patlamaya gaz sıkışması diyemeyeceğiz. İnceleme ve bilgiye ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda ve enteresan ülkede yasadığımızı unutmayalım.

KARPİT PATLAMASINDA 6 KİŞİ YARALANDI
Gaziantep Sebze Hali'nde, kimyasal bir madde olan 'karpit' ile hurma olgunlaştırılmaya çalışılan bir dükkanda meydana gelen patlamada, 6 kişi yaralandı.
GAZİANTEP (İHA)
Gaziantep Sebze Hali'nde kabzımallık yapan Mustafa Akkaya'ya ait Parmaksız Ticaret'te, yasak olmasına rağmen 'karpit' ile hurma olgunlaştırılmaya çalışıldığı sırada patlama meydana geldi. Patlamanın etkisiyle işyerinin duvarları yıkılırken, içeride bulunan hurmalar çevreye saçıldı ve komşu dükkanların camları kırıldı. Çıkan küçük çaplı yangın ise itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle büyümeden söndürüldü.
Patlamada, işyeri sahibi Mustafa Akkaya (42), dükkanda ziyaretçi olarak bulunan Mehmet Karaduman (47), hamal Mehmet Öztaş (35) ile yoldan geçen Zahiddin Malal (30), Firdevs Karabulut (37) ve Elif Kankılıç (14) yaralandı. Yaralılar, vatandaşlar ve olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.
Patlamanın haber verilmesi üzerine sebze haline gelen Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ünsal Göksen, patlamayla ilgili bilgi aldı. Göksen, hal içerisinde 'karpit' kullanımının yasak olduğunu ve bu konuda sürekli duyuru yapıldığını belirterek, 'Edindiğim bilgiye göre patlama yasak olmasına rağmen kullanılan karpitten meydana gelmiş. Bu kimyasal madde hurmanın olgunlaştırılması için kullanılıyormuş' diye konuştu.
Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

ORDU'NUN ÜNYE İLÇESİNDE BİR MANAVDA BULUNAN KARPİT, BOMBA GİBİ PATLADI.
Ordu'nun Ünye ilçesinde bir manavda bulunan karpit, bomba gibi patladı. Çevrede büyük çapta maddi hasara ve paniğe yol açan patlamada bir kişi yaralandı, baygınlık geçiren bir bayan da hastaneye kaldırıldı.
Olay, Saraçlı Mahallesi'nde dün gece saat 23.00 sıralarında Hayrettin Hamarat'a ait manavda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hayrettin Hamarat, halk arasında 'Trabzon hurması' adıyla anılan hurmaları karpitleyip iş yerine dizdi. Geriye kalan karpiti de bir sonraki gün kullanacağı için iş yerinde bıraktı. Ancak dükkanda bulunan karpit, gece saat 23.00 sıralarında büyük bir gürültüyle patladı. Patlamanın şiddetiyle iş yerinin binanın duvarları çatladı, manavdaki meyveler dışarı saçıldı, çevrede bulunan iş yeri ve evlerin camları kırıldı. Patlama nedeniyle çevrede büyük panik yaşanırken, iş yerinin üstündeki dairede oturan Emine Doğru, korkudan baygınlık geçirdi. Doğru, olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Manavın bitişiğindeki kıraathanede bulunan Yakup Balcı da kolundan yaralandı. Balcı'nın kolu, 112 ekipleri tarafından olay yerinde pansuman yapıldı. İlçede korku ve paniğe neden olan patlamayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.










Devamını okuyun...>>

OTEL YANGINLARI





OTEL YANGINLARINDA ZAMAN ÇOK ÖNEMLİDİR.TAHLİYE İÇİN ZAMAN KAYBEDİLMEMELİDİR.


OTEL YANGINLARI

Otel yangınları özellikli ve tehlikeli yangınlardır. İnsanların istirahat anlarında aniden başlayan bir yangın birden tüm binayı sarı vermektedir. Hele otel yönetimi küçük yangınları gizlemeye kalkıyor ise durum çok daha tehlikeli hale geliyor demektir.
Otel yangınlarında reaksiyon süresi çok önemlidir. Gerek otel yönetiminin, gerek otel söndürme grubunun, gerek çalışan personelin çok uyanık ve hızlı davranması gereklidir. Misafirler rahatsız edilmesin diye bazı gerekçeler öne sürülebilmekte ve reaksiyon süresi gecikmektedir. Unutulmaması gereken en önemli bir nokta DUMAN zehirlenmeleri olmalıdır. Geç verilen alarmlar nedeni ile birçok insan bu zehirli gazlar nedeniyle kaybedilmiştir.



Elbette otellerin gerekli yangın düzenlemelerini de yapmaları gerekmektedir.
OTEL YANGINLARAI TEHLİKELİ VE ÖZELLİK ARZ EDEN YANGINLARDIR.
Oteller çok bölümlü, çok işlevsel bir o kadarda tehlikeli kompleks işletmelerdir. Oteller insan yoğunluğunun çok olduğu toplanma amaçlı binalar içinde yer alırlar.
Otellerde;
Yatak odaları,suit odalar,
Toplantı salonları,
Yemekhaneler,
Ahçıhaneler,
Gazinolar,
Bürolar,mağazalar,Dükkanlar,
Kuaför ve berberler,
Sauna ve hamamlar,
Büyük elektrik üniteleri, Trafolar,
Küçük mutfaklar,
Çamaşırhaneler,
Garajlar, katlı otoparklar,
İklimlendirme sistemleri, havalandırmalar,
Kazan daireleri,
Ambarlar,
Asansörler,
Ağaçtan yapılmış ünite ve kısımlar, mevcuttur.
Aynı zamanda ne kadar yüksekler ise o denli tehlikeleri de yükselmektedir.
Görüldüğü gibi otellerde yangının her çeşidi için yeterli alan ve malzeme bulunmaktadır.





Yeni yangın yönetmeliği bu durumlar için alınması gereken tedbirler için şunları öğütlemekte ve alınması gerektiğini belirtmektedir.
Oteller, moteller ve yatakhaneler

MADDE 50- (1) Otellerin, motellerin ve diğer binaların yatakhane olarak kullanılan bölümlerinin aşağıda belirtilen şartlara uygun olması gerekir:
a) Yatak odaları, iç koridordan en az 60 dakika yangına karşı dayanıklı bir duvar ile ayrılır. Toplam yatak sayısı 20’den fazla veya kat sayısı ikiden fazla olan otellerde her katta en az 2 çıkış sağlanır. Yatak sayısı 20’den az ve yapı yüksekliği 15.50 m’den az olan bina veya bloklarda ise, merdiven korunumlu yapıldığı veya basınçlandırıldığı takdirde, tek merdiven yeterli kabul edilir.
b) İç koridora açılan kapıların yangına karşı en az 30 dakika dayanıklı olması ve kendiliğinden kapatan düzenekler ile donatılması gerekir.
c) İç koridorlar, bir dış duvarda yer alan boşluklar ile doğal yolla havalandırılır veya mekanik duman tahliyesi yapılır.
ç) Yatak odası koridoruna açılan diğer odaların veya koridorun bir parçasını oluşturup kaçışları tehlikeye sokabilecek diğer mekânlar için, yatak odalarıyla aynı düzeyde bir kompartıman özelliğinin sağlanması şarttır.
(2) Bir dış koridor ile erişilen otel yatak odalarının aşağıda belirtilen şartlara uygun olması gerekir.
a) Yatak odalarının, yangına en az 60 dakika dayanıklı bir duvar ile dış koridordan ayrılması gerekir. Ancak, parapet üst kotu koridor bitmiş döşeme üst kotundan 1.1 m veya daha yukarda konumlandırılan yanmaz malzemeden yapılmış havalandırma boşlukları için bu şart aranmaz.
b) Dış koridora açılan kapıların yangına karşı en az 30 dakika dayanıklı olması ve kendiliğinden kapatan düzenekler ile donatılması gerekir.
c) Dış koridorlarda dış kaçış geçitlerine ilişkin en az genişlik, döşemede kot değişimleri, çatı korunumu koridor dış kenarı boyunca korkuluk yapılması ve benzeri şartlara uyulması gerekir.
(3) Otel yatak odasında veya süit odada en uzak bir noktadan çıkış kapısına kadar ölçülen uzaklığın 15 m’yi aşmaması hâlinde, tek kaçış kapısı bulunması yeterli kabul edilir. Ancak:
a) Otel yatak odasında veya süit odada en uzak bir noktadan çıkış kapısına kadar ölçülen uzaklığın 15 m’yi aşması hâlinde, birbirinden uzakta konuşlandırılmış en az 2 çıkış kapısı bulunması gerekir.
b) Tamamı yağmurlama sistemi ile donatılmış otellerin yatak odalarında veya süit odalarında, en uzak bir noktadan kapıya kadar ölçülen uzaklığın 20 m’yi aşmaması gerekir.
(4) Kaçış uzaklığı, yatak odası veya süit odanın çıkış kapısından başlayarak bir kaçış merdivenine, dış kaçış geçidine veya dış açık alana açılan çıkış kapısına kadar olan ölçüdür.
(5) Koridor boyunca yalnızca tek yönde kaçış imkânı var ise, kaçış uzaklığı en uzaktaki yatak odası çıkış kapısından itibaren ölçülür. İki yönde kaçış sağlanabiliyor ise, kaçış uzaklığı her bir yatak odasının çıkış kapılarından ölçülür.
(6) Doğal veya mekanik yolla havalandırılmayan iç koridorlar; yağmurlama sistemi olan binalarda 45 m ve yağmurlama sistemi bulunmayan binalarda 30 m aralıklarla duman kesicileri ile bölümlendirilir ve buralarda aşağıdaki şartlara uyulur:
a) Duman kesicileri yangına en az 60 dakika dayanıklı olur. Bölme içinde yer alan kaçış kapılarının yangına en az 60 dakika dayanıklı ve duman sızdırmaz nitelikte olması şarttır. Duman kesicilerin, koridoru kuşatan duvar da dâhil olmak üzere, bütün kat yüksekliğince tavana veya çatı örtüsünün altına kadar devam etmesi ve ara kesitleri sıkıca kapatması gerekir.
b) Duman kesicileri ile oluşturulan bölmelerin her birinden bir çıkışa, kaçış merdivenine, dış kaçış geçidine veya kaçış rampasına doğrudan engelsiz erişim imkânı sağlanması gerekir.
c) Duman sızdırmaz kapılara, camlı kapılar hariç olmak üzere, alanı her bir kanat yüzey alanının en az % 25’i değerinde net görüş sağlayan cam paneller konulur.
ç) Duman sızdırmaz kapılar tek veya çift kanatlı olabilir. Ancak, kendiliğinden kapatan düzenekler ile donatılması ve kanatların, içinde yer aldığı boşluğu bütünüyle kapatması şarttır. Kasaların duvar boşluğuna sıkıca yerleştirilmesi ve kanat ile döşeme arasındaki aralığın 4 mm’yi aşmaması gerekir.
d) Duman sızdırmaz kapıların normal olarak kapalı durumda tutulması gerekir. Ancak, bu kapılar algılama sistemi yolu ile çalışan elektro-manyetik veya elektro-mekanik düzenekler ile otomatik olarak kapatılabiliyor ise açık durumda tutulabilir.

Toplanma amaçlı binalar
MADDE 51- (1) Tiyatro, sinema, oditoryum, konser salonu ve bunlar gibi sabit koltuklu toplantı amaçlı salonlarda iki koltuk sırası arasındaki geçitlerin aşağıda belirtilen şekilde olması gerekir:
a) Salonlarda ve balkonlarda kapılara veya çıkış kapılarına götüren ve genişliği koridor genişliğinden az olmayan ara dolaşım alanlarının sağlanması gerekir.
b) Koltuk sıralarının oluşturduğu kümeler arasında dolaşım alanlarının düzenlenmesi ve bir koltuk sırası içindeki koltuk sayısının Ek-6'da belirtilen şartlara uygun olması gerekir. Sıra iç geçiş temiz genişliği 30 cm’den az olamaz ve bu genişlik sıranın arkasından otomatik kalkan koltuklar dâhil olmak üzere, dik durumdaki koltuğun en yakın çıkıntısına kadar yatay olarak ölçülür. Sıra iç geçiş genişliğinin bütün sıra boyunca sabit tutulması gerekir.
c) Ara dolaşım alanlarında eğim % 10’u aşmadıkça kot değişimlerinin çözümü için basamak yapılamaz.
ç) Ara dolaşım alanlarında, basamakların eğimi 30 dereceyi veya rampa eğimi % 10’u aştığı takdirde, koltukları yandan kuşatan korkulukların yapılması gerekir.
d) Ara dolaşım alanlarını oluşturan basamakların ve rampaların bitiş kaplamalarında kaymayı önleyen malzemeler kullanılması şarttır.
e) Her bir basamağın, genel aydınlatmanın kesilmesi hâlinde net olarak görülebilecek şekilde ışıklandırılması gerekir.
(2) Tiyatro, sinema veya konser salonlarında gerekli çıkışların sayısının ve kapasitesinin en az yarısının, kendi kompartımanı kapsamında düşünülmesi gerekir.





BÜYÜK OTEL YANGINLARI

YILI ADI YERİ ÖLÜ YARALI
1909 Windsor Hotel ABD - -
1934 Kern Hotel ABD 34 44
1938 Terminal Hotel ABD 38 -
1943 Gulf Hotel ABD 55 36
1946 Winecoff Hotel ABD 119 -
1960 Long Beach Hotel ABD - -
1963 Roosevelt Hotel ABD 22 -
1966 Paramaunt Hotel ABD 11 57
1970 Ozark Hotel ABD 19 10
1970 Pıoneer Hotel ABD 49 69
1970 Şikago ABD - -
1971 Seul G.KORE 166 -
1971 New Orleans ABD 16 -
1972 Boston ABD - -
1973 Kopenhag DANİMARKA 35 -
1974 Seul G.KORE 88 -
1974 Minesota ABD 4 4
1977 Amsterdam HOLLANDA 33 21
1977 Wenonah Hotel ABD 10 -
1977 Beverly Hills ABD 165 116
1977 Brüksel BELÇİKA 302 -
1978 Kansas ABD 16 -
1979 Zaragoza İSPANYA 76 -
1980 Las Vegas ABD 84 679
1980 Prince Hotel JAPONYA 44 -
1980 Stouffer İnn ABD 26 -
1980 Hilton Las Vegas ABD 8 252
1982 Akasaka JAPONYA 33 29
1982 Zao Kanko Hotel JAPONYA 11 -
1982 Houston Hilton ABD 12 5
1983 Washington Otel İSTANBUL TÜRKİYE 38 56
1984 Pusan JAPONYA 36 -
1985 Manila FİLİPİN 17 -
1986 Ditokan Hotel JAPONYA 24 -
1986 Yeni Delhi HİNDİSTAN 38 -
1986 Dupont P. Hotel PORTO RİKO 96 140
1986 Caledonian Hotel NORVEÇ 14 -
1987 Teksas ABD - 1
1987 Ramoda hotel ABD 10 11
1989 Sidney AVUSTRALYA 6 -
1990 Miami Beach ABD 9 24
1990 Shereton KAHİRE MISIR 18 70
1993 Şikago ABD 19 -
1994 Nakapi Hotel JAPONYA 5 -
1994 Switel Hotel BELÇİKA 15 160
1995 St. George ABD - -
1996 Tozbey Hotel İSTANBUL TÜRKİYE 18 41
1997 Pathaya Royal TAYLAND 91 51
1997 Shennen Hotel ÇİN 29 13
1997 Yanshov Hotel ÇİN 30 24
1997 San Fransisko ABD 6 -
1998 Days Lnn Oregon ABD - -
1998 Wintape Orepon ABD - -
1999 Beijing ÇİN 9 14
1999 Seattle ABD - -
1999 Madison ABD - -
1999 Tran Sient HotelABD - 15
2000 Marriott Vail ABD - -
2000 Childers AVUSTRALYA 15 -
2001 Kaşmir HİNDİSTAN 14 -
2001 South Valley ABD - -
2001 Manor Hotel FİLİPİN 70 50
2001 Las Vegas ABD - -
2001 Bolton İNGİLTERE 2 6
2001 Almaata KAZAKİSTAN 4 14
2001 Paris FRANSA 4 18
2001 Polomar Hotel ABD 2 6
2001 Kansas ABD 4 -
2002 Wisonsin ABD - -
2002 Pretoria GÜNEY AFRİKA 2 20
2002 San Fransisko ABD - -
2002 Oklohama ABD - -
2002 Alabama ABD - -
2002 Çırağan TÜRKİYE - -
2002 San Barnardino ABD - -
2003 Tiantan Hotel ÇİN 33 16
2003 Rand Hotel GÜNEY AFRİKA 6 67
2003 Canadian Hotel KANADA - -
2004 Green Ville Hotel ABD 6 -
2004 Luoyang Hotel ÇİN 7 17
2004 Gananoque KANADA - 1
2004 Roma İTALYA 3 -
2005 Riverside Tower Hotel ABD 6 -
2005 Lakewiev Hotel ABD 5 -
2005 Richmonet Hotel KANADA 1 14
2005 Baveria ALMANYA - -
2005 Paris Hotel FRANSA 20 50
2005 Hilton Hotel ABD - 33
2005 Disneyland hotel ABD - -
2006 Atlanta ABD 1 12
2006 Ne China ÇİN 5 -
2006 Reno ABD 12 31


























































































































































































































































































Devamını okuyun...>>

TOPLANMA AMAÇLI BİNALARDA YANGINLAR









SİNEMA, DİSKOTEK, GECE KULÜPLERİ, BAR, DANS SALONU, RESTAURANT YANGINLARI
YILI ADI YER ÖLÜ YARALI
1940 Gece Kulübü MİSSİSİPİ ABD 207/ 0
1942 Gece Kulübü BOSTON ABD 491/ 0
1942 Restaurant BOSTON ABD 6/ 43
1965 Restaurant OHİO ABD 22/ 0
1970 Dans Salonu DLİPONT FRANSA 146/ 0
1972 Gece Kulübü OSAKA JAPONYA 118/ 0
1973 Bar LOUSİANA ABD 32/ 0
1974 Disko NEWYORK ABD 24/ 0
1976 Gece Kulübü NEWYORK ABD 25/ 0
1977 Gece Kulübü BEVERLYHİLLS ABD 167/ 130
1981 Kabaret DUBLİN İRLANDA 44/ 0
1983 Disko ALCADA İSPANYA 81/ 0
1990 Kulüp NEWYORK ABD 87/ 0
1995 Karaoke kulüp ÇİN 51/ 0
1996 Gece Kulübü FİLİPİNLER 150/ 0
1998 Dans Salonu İSVEÇ 63/ 0
2000 Sinema ÇİN 74/ 0
2000 Gece Kulübü MEKSİKA 20/ 27
2000 Dans Salonu ÇİN 309/ 50
2001 Dans Salonu HOLLANDA 10/ 130
2001 Gece Kulübü JAPONYA 44/ 3
2002 Restaurant VİETNAM 33/ 0
2002 Gece Kulübü VENEZUELLA 47/ 0
2002 Gece Kulübü PERU 25/ 100
2003 Gece Kulübü ABD 100/ 0
2004 Disko ARJANTİN 175/ 714
2006 Disko TAYLAND 8/ 54

İnsanoğlunun başına gelen felaketlerden birçoğu kurallara uymamak, az yatırım ile çok para kazanma hırsı, kanun tanımazlık, boş vermişlik nedeniyledir. Dünya tarihine söyle bir baktığımızda bunda ne denli haklı olduğum görülecektir.
Medeni kanunumuzda; “ KANUNLARI BİLMİYORUM DEMEK MAZERET SAYILMAZ.” Diye hüküm vardır ki; birçok uyanık geçinen yatırımcı onlarca insanın canına kıyar ve safa yatarak ben bunu bilmiyordum gibi geçiştirmelere kalkar. Aynı zaman da bunlara göz yuman mülki otoriterler de aynı savunmayı yapmaya kalkarlar. Ülkemizde birçok belde belediye yönetimi itfaiyesini kurmaz. Kurmadığı için o beldede yangın adına kanunsuzluk baş göstereceği elbette baştan bellidir. Yani bir yapılmayan ile çoklu suça önderlik edilmektedir. Düşünün binlerce insanın yaşadığı belde de kuralsızlık hüküm sürecek olup. Yangın ve işletme faaliyet raporları bu işten pek anlamayan başkanlar ve komisyonlar tarafından verilecektir. Ülkemiz Turizm cenneti olarak dünyada yer alır iken bir çok toplanma amaçlı binalar köy ve beldelerde yer almaya başlamıştır. Danışmanlık sisteminin de devreye sokulmaması nedeniyle Turizm cennetini cehenneme çevirmek üzere olduğumuzu görmeliyiz.

Kullanma izni verenler öncelikle insanların yaşam haklarına saygı göstermeliler. Gelir elde etme uğruna canlar feda edilmemelidir. Ülkemizde bırakın köy ve beldeleri büyük şehirlerde bile bu tür yerlerin büyük bir çoğunluğu işletme raporunu nasıl aldı diye saatlerce düşünmeniz gerekir. Bir iki adet seyyar yangın söndürme tüpü ile yangın emniyetinin alındığını sananlar ne denli yanlışa düştüklerini büyük felaketler yaşandığında göreceklerdir.

Bakın son yangın yönetmeliğimiz birkaç konuda ne diyor?
Girip çıktığımız ya da çıkamayacağımız toplanma amaçlı yerlerde aşağıdakilerden hangilerinin tam ve yerinde olduğunu incelememizde yarar var.
Sizi düşünenlerin pek olmadığı ve olmayacağı bu dünyada siz kendinizi düşünerek, girdiğiniz bir yerden yangın, deprem, patlama, toplumsal olay, kargaşada nasıl kurtulacağınızı düşünün lütfen. Bu kural tanımazlıkta sizin yaşamınıza değer veren bir yerler bulabilmeniz dileklerim ile.

Toplanma amaçlı binalar
MADDE 15- (1) Toplanma amaçlı binalar; tören, ibadet, eğlence, yeme, içme, ulaşım ve araç bekleme gibi sebeplerle, 50 veya daha fazla kişinin bir araya gelebildiği bütün binaları veya bunların bu amaçla kullanılan bölümlerini ifade eder. Toplanma amaçlı binalar şunlardır: a) Yeme ve içme tesisleri: Beslenme ile ilgili hizmetlerin sunulduğu açık ve kapalı yerleri kapsar. Kahvehaneler, çay bahçeleri, pastaneler, lokantalar, lokaller, fırınlar, kafeterya ve benzeri yerler bu sınıfa girer. b) Eğlence yerleri: Eğlence hizmeti veren açık ve kapalı yerleri kapsar. Sinemalar, tiyatrolar, pavyonlar, gazinolar, tavernalar, barlar, kokteyl salonları, gece kulüpleri, diskotekler, düğün ve nikâh salonları ve benzeri yerler bu sınıfa girer. c) Müzeler ve sergi yerleri: Sanat ve bilim eserlerinin muhafaza ve teşhir edildiği yerleri kapsar. Müzeler, sergi yerleri, müzayede yerleri, fuarlar ve benzeri yerler bu sınıfa girer. ç) İbadethaneler: İbadet yapılan alanları ve benzeri yerleri kapsar. Camiler, kiliseler, sinagoglar ile benzeri ibadet yerleri bu sınıfa girer. d) Spor alanları: Spor yapılan alanları ve benzeri yerleri kapsar. Açık ve kapalı spor alanları ve salonları ile benzeri yerler bu sınıfa girer. e) Terminal ve garlar: Kara ve demiryolu araçlarının yolcu ve yüklerini indirip bindirdikleri yerlerdir. f) Hava alanları: Üzerindeki her türlü bina, tesis ve donanımlar dâhil olmak üzere, kısmen veya tamamen uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri için yapılmış alanlardır. g) Limanlar: Gemilerin barındıkları, yük alıp boşalttıkları ve yolcu indirip bindirdikleri yerlerdir. (2) Herhangi bir binada toplanma amaçlı olarak kullanılan, ancak 50'den az kişinin toplanmasına uygun olan bölümler, esas binanın kullanım sınıflandırılmasına tabidir.



HİNDİSTANDA SİNEMA YANGININDA YAKINLARINI KAYBEDENLERİN ANMA PROGRAMLARI

Binaya ulaşım yolları
MADDE 22- (1) İtfaiye araçlarının şehrin her binasına ulaşabilmesi için, ulaşım yollarının tamamında itfaiye araçlarının engellenmeden geçmesine yetecek genişlikte yolun trafiğe açık olmasına özen gösterilir. Özellikle park edilmiş araçlar sebebiyle itfaiye araçlarının geçişinin engellenmemesi için, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre, belediye trafik birimleri ile emniyet trafik şube müdürlüğü, normal zamanlarda yolları açık tutmakla yükümlüdür. Bunlar, yangın anında ulaşımın sağlanması için, park edilmiş araçlara veya özel mülkiyete zarar vermeyecek tedbirleri alarak ulaşım yollarını açma yetkisine sahiptirler. (2) İtfaiye araçlarının yaklaşabildiği son noktadan binanın dış cephesindeki herhangi bir noktasına olan yatay uzaklık en çok 45 m olabilir.
(3) İç ulaşım yolları, herhangi bir binaya ana yoldan erişimi sağlayan yollardır.
İç ulaşım yollarında olağan genişlik en az 4 m ve çıkmaz sokak bulunması hâlinde en az 8 m olur. Dönemeçte iç yarıçap en az 11 m, dış yarıçap en az 15 m, eğim en çok % 6 ve düşey kurp en az R=100 m yarıçaplı olur. Serbest yükseklik, en az 4 m ve taşıma yükü 10 tonluk arka dingil yükü düşünülerek en az 15 ton alınır. (4) İç ulaşım yolundan binaya erişim için gerekli açılı mesafe, o bölgeye hizmet verecek itfaiyede bulunan araçların erişim imkânlarından daha uzak ise, itfaiye aracının binaya yanaşmasına engel olabilecek çevre veya bahçe duvarları, itfaiye aracı tarafından kolaylıkla yıkılabilecek şekilde zayıf olarak yapılır. Bu şekilde zayıf olarak yapılan duvar bölümü, en az 8 m uzunluğunda olur; kolayca görünebilecek şekilde kırmızı çapraz işaret konularak gösterilir ve önüne araç park edilemez.

Döşemeler
MADDE 26- (1) Bütün döşemelerin yangın duvarı niteliğinde olması gerekir.
(2) Döşeme kaplamaları en az normal alevlenici, yüksek binalarda ise en az zor alevlenici malzemeden yapılır. (3) Döşeme üzerinde kolay alevlenen malzemeden ısı yalıtımı yapılmasına, üzeri en az 2 cm kalınlığında şap tabakası ile örtülmek şartı ile müsaade edilir. (4) Ayrık nizamda müstakil konutlar dışındaki binaların tavan kaplamaları ve asma tavanlarının malzemesinin en az zor alevlenici olması gerekir.

Cepheler
MADDE 27- (1) Dış cephelerin, yüksek binalarda yanmaz malzemeden ve diğer binalarda ise, en az zor alevlenici malzemeden olması gerekir. Cephe elemanları ile alevlerin geçebileceği boşlukları bulunmayan döşemelerin kesiştiği yerler, alevlerin komşu katlara atlamasını engelleyecek şekilde döşeme yangın dayanımını sağlayacak süre kadar yalıtılır.

Çatılar
MADDE 28- (1) Çatıların inşasında; a) Çatının çökmesi, b) Çatıdan yangının girişi ve çatı kaplaması yüzeyinin tutuşması, c) Çatının altında ve içinde yangının yayılması, ç) Çatı ışıklığı üzerindeki rüzgâr etkileri, d) Çatı ışıklığından binaya yangının nüfuz etmesi, e) Yangının çatı kaplamasının dış yüzeyi üzerine veya katmanlarının içerisine yayılması ve alev damlalarının oluşması, f) Bitişik nizam binalarda, çatılarda çıkan yangının komşu çatıya sirayeti, ihtimalleri göz önünde bulundurulur. (2) Çatıların oturdukları döşemelerin yatay yangın kesici niteliğinde olması gerekir. Bitişik nizam yapılarda, çatılarda çatı örtüsü ve izolasyonu olarak normal ve kolay alevlenen malzemeler kullanılamaz. (3) Doğal veya yapay taşlardan veyahut beton plaklardan yapılmış çatı örtüleri ve çatı yalıtımları ile çelikten veya diğer metallerden yapılmış ve en az zor alevlenen malzemelerden oluşturulan yalıtım ve çatı üst örtü tabakaları, uçucu yanar parçalara ve ısıl ışınımına dayanıklı çatı elemanları olarak kabul edilir.

Kaçış güvenliği esasları
MADDE 30- (1) İnsanlar tarafından kullanılmak üzere tasarlanan her yapı, yangın veya diğer acil durumlarda kullanıcıların hızla kaçışlarını sağlayacak yeterli kaçış yolları ile donatılır. Kaçış yolları ve diğer tedbirler, yangın veya diğer acil durumlarda can güvenliğinin yalnızca tek bir tedbire dayandırılmayacağı biçimde tasarlanır. (2) Her yapının, yangın veya diğer acil durumlarda yapıdan kaçış sırasında kullanıcıları, ısı, duman veya panikten doğan tehlikelerden koruyacak şekilde yapılması, donatılması, bakım görmesi ve işlevini sürdürmesi gerekir.
3) Her yapıda, bütün kullanıcılara elverişli kaçış imkânı sağlayacak şekilde, yapının kullanım sınıfına, kullanıcı yüküne, yangın korunum düzeyine, yapısına ve yüksekliğine uygun tip, sayı, konum ve kapasitede kaçış yolları düzenlenir.
4) Her yapının içinde, yapının kullanıma girmesiyle her kesimden serbest ve engelsiz erişilebilen şekilde kaçış yollarının düzenlenmesi ve bakım altında tutulması gerekir. Herhangi bir yapının içinden serbest kaçışları engelleyecek şekilde çıkışlara veya kapılara kilit, sürgü ve benzeri bileşenler takılamaz. Zihinsel engelli, tutuklu veya ıslah edilenlerin barındığı, yetkili personeli sürekli görev başında olan ve yangın veya diğer acil durumlarda kullanıcıları nakledecek yeterli imkânları bulunan yerlerde kilit kullanılmasına izin verilir.
(5) Her çıkışın açıkça görünecek şekilde yapılması, ayrıca, çıkışa götüren yolun, sağlıklı her kullanıcının herhangi bir noktadan kaçacağı doğrultuyu kolayca anlayabileceği biçimde görünür olması gerekir. Çıkış niteliği taşımayan herhangi bir kapı veya bir çıkışa götüren yol gerçek çıkışla karıştırılmayacak şekilde düzenlenir veya işaretlenir. Bir yangın hâlinde veya herhangi bir acil durumda, kullanıcıların yanlışlıkla çıkmaz alanlara girmemeleri ve kullanılan odalardan ve mekânlardan geçmek zorunda kalmaksızın bir çıkışa veya çıkışlara doğrudan erişmeleri için gerekli tedbirler alınır.

Kaçış yolu sayısı ve genişliği
MADDE 33- (1)
80 cm’den daha dar genişlikte ve toplam kullanıcı sayısı 50 kişiden fazla olan katlarda bir kaçış yolunun genişliği 100 cm'den az olmayacak şekilde çıkış sayısı bulunur. Kaçış yolu, bu özelliği dışında, yapının mekânlarına hizmet veren koridor ve hol olarak kullanılıyor ise, 110 cm’den az genişlikte olamaz.
(2) Yüksek binalarda kaçış yollarının ve merdivenlerin genişliği 120 cm’den az olamaz. (3) Genişliği 200 cm’yi aşan merdivenler, korkuluklar ile 100 cm’den az olmayan ve 160 cm’den fazla olmayan parçalara ayrılır. Kaçış yolu koridoru yüksekliği 210 cm’den az olamaz. (4) İki çıkış gereken mekânlarda, her bir çıkışın toplam kullanıcı yükünün en az yarısını karşılayacak genişlikte olması gerekir.
(5) Genişlikler, temiz genişlik olarak ölçülür.
Kaçış merdivenlerinde ve çıkış kapısında temiz genişlik aşağıda belirtilen şekilde ölçülür: a) Kaçış merdivenlerinde temiz genişlik hesaplanırken, küpeştenin yaptığı çıkıntının 80 mm’si temiz genişliğe dâhil edilir. b) Çıkış kapısında; tek kanatlı kapıda temiz genişlik, kapı kasası veya lamba çıkıntısı ile 90 derece açılmış kanat yüzeyi arasındaki ölçüdür. Tek kanatlı bir çıkış kapısının temiz genişliği 80 cm’den az ve 120 cm’den çok olamaz. İki kanatlı kapıda temiz genişlik, her iki kanat 90 derece açık durumdayken kanat yüzeyleri arasındaki ölçüdür. (6) Bütün çıkışların ve erişim yollarının aşağıda belirtilen şartlara uygun olması gerekir: a) Çıkışların ve erişim yollarının açıkça görülebilir olması veya konumlarının simgeler ile vurgulanması ve her an kullanılabilmesi için engellerden arındırılmış hâlde bulundurulması gerekir. b) Bir yapıda veya katlarında bulunan her kullanıcı için, diğer kullanıcıların kullanımında olan odalardan veya mekânlardan geçmek zorunda kalınmaksızın, bir çıkışa veya çıkışlara doğrudan erişim sağlanması gerekir.

Kaçış yolları gerekleri
MADDE 35- (1) Bütün yapılar için bu Kısımda belirtilen imkânlardan biri veya daha fazlası kullanılarak kaçış yolları sağlanır. Yapının kullanımda olduğu sürece zorunlu çıkışların kolayca erişilebilir, kapıların açılabilecek durumda olması ve önlerinde engelleyicilerin bulunmaması gerekir.

Acil çıkış zorunluluğu
MADDE 39- (1) Bütün yapılarda, aksi belirtilmedikçe, en az 2 çıkış tesis edilmesi ve çıkışların korunmuş olması gerekir. (2) Çıkış sayısı, 33 üncü madde esas alınarak belirlenecek sayıdan az olamaz. Aksi belirtilmedikçe, 25 kişinin aşıldığı yüksek tehlikeli yerler ile 50 kişinin aşıldığı her mekânda en az 2 çıkış bulunması şarttır. Kişi sayısı 500 kişiyi geçer ise, en az 3 çıkış ve 1000 kişiyi geçer ise, en az 4 çıkış bulunmak zorundadır. (3) Kapıların birbirinden olabildiğince uzakta olması gerekir. Bölünmemiş tek mekânlarda iki kapı gerekiyor ise, kapılar arasındaki mesafe yağmurlama sistemi bulunmadığı takdirde diyagonal mesafenin 1/2’sinden ve yağmurlama sistemi mevcut ise, diyagonal mesafenin 1/3’ünden az olamaz. (4) Bir koridor içindeki iki kaçış merdiveni arasındaki mesafe, yağmurlama sistemi olmayan yapılarda koridor uzunluğunun yarısından ve yağmurlama sistemi olan yapılarda ise, koridor uzunluğunun 1/3’ünden az olamaz.

Devamını okuyun...>>
Endüstriyel Yangın Emniyeti

Endüstriyel Tesislerde Yangın Riski ve Kontrolü:




Fabrikalar; yangınlar için yüksek riskli yerlerin başında gelmektedirler. Herhangi bir yangın oluşumunda çok büyük maddi ve manevi zarara yol açan özellikte, üretim madde ve işlem makinelerini içermektedirler. Bu yangınlarda bazı çalışanlar ise ne yazık ki hayatlarını ve sağlıklarını kaybebilmektedir. Bu üretim hammaddelerinin özelliklerinin zararlı oluşu, eğitimsizlik, kontrolsüzlük, boş vermişlik gibi nedenlerin bir ya da birkaçının yan yana gelişiyle artış göstermektedir. İşletmelerde üretim ne denli karmaşık ise, ne denli kimyasal madde kullanılıyorsa yangın riski orada sürekli olarak artış göstermektedir.
Üretimde yanıcı maddeler kullanmak, hatalı ya da arızalı makine kullanmak, yangınlara neden olmaktadır. Çoğu zaman sadece arızadan dolayı, personel hatalarından ve kontrol dışı onarımlardan yangınlar çıkmaktadır. Eğitimler ve tedbirlerin alınarak uygulanması, prosedürler oluşturulması yangınlarda büyük azalmalara neden olmaktadır. Yangın çıkış nedenlerini bilmek ve önlemler almak yangın çıkmasını engellemektedir.




Dünya üzerinde birçok fabrika sıcak işlem prosedürlerini uygulamadığı için yangınlar nedeniyle kaybedilmiştir. Bu tür maddelerin bulunduğu fabrikaların birçoğunda patlamalara sebebiyet verildiğinden aynı zamanda da insan kayıpları olmuş-olmaktadır. Yüksek yanıcılık ve patlayıcılık özelliklerine sahip maddeler hiç olmamaları gereken yerlerde depolanmakta, bulundurulmakta ve saklanmakta ise o işletmelerde yangın çıkması kaçınılmazdır.
Yine birçok işletmede sigara içme yasağına uyulmaması nedeni ile yangınlar çıkmaktadır. Sigara içme alanlarının oluşturularak sigara içme yasağı uygulamaları yasak olan diğer noktalarda devamlı olarak kontrol altında tutulmalıdır.
Kesme, kaynak işlemleri gibi ısıl işlemler prosedürler ile kontrol altına alınmalı ve sürekli olarak gözlemlenmelidir.
Bir diğer risk unsuru elektrik sistemleri, cihazları ve kablolarıdır. Aşırı yük, sürekli çalışma, yıpranma elektrik yangınlarına davetiye çıkarmaktadır. Tüm elektrikli cihazların planlı bakımları ve performans testleri yapılmalıdır.
Çay ocakları, yemek pişirme, ısıtma noktaları, yemekhaneler yangın yönetmeliklerine göre düzenlenmeli, koruma ve söndürme sistemleri bu noktalara yerleştirilmelidir. Bu yerler çok yüksek yangın riski taşıyan alanlardır.
Ambarlar, stok alanları, saklama oda ve alanları yine yönetmeliklere uygun dizayn edilmeli gerekli yangın tedbirleri alınmalıdır. Ambarlar ve benzeri bu yerler; personel sayısı az olan kısımlardır.Yangın kontrolü güçtür.Bu yerlerde nakliye amaçlı olarak işletme çalışanlarının dışında mal taşıyan yabancıların da giriş- çıkışları olduğundan risk dereceleri yüksek yerlerdir. Algılama ve otomatik söndürme sistemleri ile desteklenmesi gerekli yerlerin başında gelmektedirler.
Ambarlar ayrıca geniş alanlar olup, yanıcı maddenin ise en çok bulunduğu noktalardır. Buralarda başlayan yangınları kontrol altına almak oldukça güçtür. Bu gibi yerlerde kontroller diğer noktalardan daha sık yapılmalıdır.
İşletmeler yangına müdahale yangın su rezervlerini, joker, elektrikli ve dizel yangın pompalarını, hidrant sistemlerini, algılama ve otomatik söndürme sistemlerini, seyyar( taşınabilir ) yangın söndürücüleri, kaçış yollarını, acil aydınlatma sistemlerini kurmak ve işletmek ile sorumludurlar.
Bunların dışında altı ayda bir itfaiyeler ile ortak tatbikat ve tüm personelin yangın eğitimlerini, yangın söndürme gruplarının eğitimlerini aldırmak zorundadırlar.





YIL FABRİKA ADI YER ÖLÜ YARALI

1911 Triangle Gömlek Fabrikası ABD 146 -
1947 Blast at Elektroplating Şti. ABD 15 150
1982 Enerji Üretim Merkezi Venezuella 128 -
1989 Kimyasal Üretim ABD - -
1991 Tavuk-İşleme Fabrikası ABD 25 -
1993 Bebek Fabrikası Tayland 187 500
1993 Oyuncak Fabrikası Çin 87 57
1997 Ayakkabı Fabrikası Çin 32 -
1999 Petrol Tank Çiftliği Tayland 7 -
1999 Mişigan Havai Fişek Fab. ABD 5 -
2000 Duch Havai Fişek Fab. Hollanda 20 600
2000 Tavuk-İşleme Fabrikası Çin 38 -
2000 Tekstil Fabrikası Bengaldeş 48 150
2000 Havai Fişek Fabrikası Çin 36 160
2002 Boya Baskı Fabrikası ABD - -
2003 NewYork Petrol Sahası ABD - -
2003 İlaç Servis İst. Patlaması ABD 3 20
2003 Giysi Fabrikası Patlaması ABD 12 70
2003 Havai Fişek Fabrikası ABD 3 -
2003 Bidgestone Lastik Fabrikası Japonya - -
2003 Diamar Yangını Pakistan 49 132
2004 Pepsi Kola Fabrikası ABD - -

2004 Başlıklı Telyon Fabrikası İrlanda - -
2004 Havai Fişek Fabrikası Danimarka 1 6
2004 Kimyasal Üretim Fabrikası Endonezya 2 -
2004 Mazda Otomobil Fabrikası Japonya - -
2005 Magnezyum İşleme Fab. ABD - -
2005 Tekstil Fabrikası Bangaldeş 23 -
2005 Timber Fabrikası ABD - -
2005 Mill Yangını ABD - -
2005 Detroit Kimyasal Fabrikası ABD - -
2005 Lastik Fabrikası ABD - -
2005 DVD Fabrikası İngiltere - -
2005 Kimyasal Üretim Fabrikası Çin 10 21
2005 Havai Fişek Fabrikası Hindistan 30 -
2005 Lastik Geri Dönüşüm Fab. İngiltere - -
05 Plastik Fabrikası Kanada - -
2005 Plastik Fabrikası Patlaması ABD 2 -
2005 Ağaç İşleme Fab.Patlaması ABD 1 1
2005 Tekstil Fabrikası Türkiye 5 -
2006 Kimyasal Fab. Patlaması İngiltere - -
2007 Uşak Battaniye Fabrikası Türkiye - -







Devamını okuyun...>>

BU SESLERE KULAK VERECEKLER DE VARDIR ELBETTE !

Duyarsızlıklarımız gönüllü çalışanlarımızı çok üzüyor.
Ama ASIL ÜZÜLENLER Devlet ve Millet olarak BİZLER OLACAĞIZ!
Nerde Devlet Nerde millet diye haykırma hakkımız yok çünki.
afettr grup üyelerinin haykırışları aynen aktarılmıştır.

Yazmayacağım yazmayacağım diyorum ama yine de bu kadar emek verdiğimiz konuda bir iki laf etmeden duramayacağım.

1999 yaşandı bitti ve hepimiz bir sürü ders aldık ama bunu yazlı çizili bir hale getirip sorumluluklarımızı tek tek çözümü ile kaleme alamadık.

Alamadık diyorum çünkü sonuç elde edemedik.

Yüzlerce toplantı, komisyonlar, şüralar falan filan.

Yazdık çizdik uyguladık bunları her seferinde gerek bu tür guruplarda basında, internet sitemizde yayınladık.Çözümler önerdik tartışmaya açtık.

Adımız CONİ olmadığı için Coni nin dışında da kimse tartışmadı, tartışamadı veya kale almadı.

Niye yaptık bunları, yaptıklarımızı reklam etmek için mi yoksa birkaç arkadaş okusun da sahada neler oluyor neler yaşanıyor öğrensin diye mi.

Yaşadıklarımızın doğru yarattığımız çözümlerin eksiksiz olduğunu hatta hatasız olduğunu söylemedik, sadece yaşadıklarımızı anlattık ve çözümleri ne şartlarda ürettiğimiz yazdık.

Kaçınız okudunuz bu raporları ve hakkında yorum yaptınız.

Çok ciddi katılımlı 5 adet tatbikat yaptık ve raporlarını yayınladık kaçını okudunuz ve yorum yaptınız veya gelip izlediniz…

Yazıkdır arkadaşlar bu kadar emeğe harcanan zamana ve paraya.

Bütün bunları yapabilmek için iş hayatımızdan özel hayatımızdan ödün verdik. Bir kısmımız battı birkaç arkadaşımız eşinden boşandı. Bingöl depremine geldiği içinde 2 arkadaşımız işinden atıldı. Örnekler maalesef çok.

5 yıl önce Kamu yararına bir dernek olmak için baş vurduk evraklarımızı süründürdüler her seferinde tozlu raflarda bulduk.Ne için Kamu yararına çalıştığımızı devlete ispat için

Şimdi konudan bir haber bir müsteşarın masasında tozlanıyor.

Şimdi lütfen hiç sormayın ne yapılacağını siz önerinizi yazın…Yapılanları okuyun raporları inceleyin.

Sahayı çözün önce, gerisi kendiliğinden gelir.

Bir de hakikaten bunu maaşla çalışan geldiği her toplantıda lütfen bu toplantıları mesai saatinde yapın diyenlerden bu işe gönüllü olmayanlardan bir şey beklememeyi öğrenin artık.

Sevgi ve saygılarımla.

Mimar

Mehmet Hatunoğlu

AKA.YÖN.KUR.BŞK

AKA HERŞEYE RAĞMEN KAMU YARARINA ÇALIŞAN BİR DERNEKDİR.


Her sene 17 Ağustos için bir şeyler yazardım. Artık yazmıyorum ama AKA guruba gelen bir bayan arkadaşımın MESAJINI sizlerle paylaşmak istedim. Anlayana tabi...

Mimar
Mehmet Hatunoğlu
AKA.YÖN.KUR.BŞK

Sesimi duyan var mı?

Tam dokuz sene geçti. İnsan olmanın, aslında sedece insan olmanın önemini ve gerisinin ne kadar önemsiz olduğunu anlamamızın üzerinden.

Bizi diğerlerinden farklı kılan neydi?

Ne zorumuz vardı da dokuz senedir bütün zorluklara rağmen hala uğraşıp duruyoruz. Yeri geliyor birbirimizi kırıyoruz, tartışıyoruz, birlikte kafa patlatıyoruz.

Her sene biraz daha unutuyoruz. Bize ne yahu, kim ne yaparsa yapsın, benim derdim kendime yetiyor demeden uğraşıyoruz.Ne zorumuz var da gittiğimiz her yere sırt çantalarımızı da taşıyoruz.

Hepimiz toplu halde kafayı yedik de diğerleri mi normal. Daha önce hiç tanımadığımız bizimle hiç ilgisi olmayan insanlarla, kadınmış erkekmiş, akıllıymış deliymiş, fakirmiş zenginmiş, farklı kültürden , farklı dindenmiş hiçbirini önemsemeden bir anda el ele tutuşup bir olabilmemizi ne sağlayabilirdi ki bu dünyada..

Herkes birbirinin gözünü oymaya çalışrken neydi bizi biraraya getiren?
Hatırlatmalı mıyım dokuz sene önce enkazların başında bağıran anneleri babaları dedeleri nineleri,yüzlerce insanın diri diri toprağa, betona gömüldüğünü ve hiçbirşey yapamamanın verdiği acıyı unuttunuz mu?

Hatırlayan var mı paranın ve itibarın hiçbir işe yaramadığını.İşe yarayan tek şeyin dünyanın ve Türkiyenin dört bir yanından yardıma koşan, hiç uyumadan, yorulmadan, aç susuz günlerce çalışan insanlar olduğunu.

Yani işe yarayan tek şeyin insanlık olduğunu hatırlayan var mı?
Bizi biraraya getirenin içimizdeki doğaya ve insana duyduğumuz sorumluluk ve sevgi olduğunu. Bizi diğerlerinden farklı kılan şeyin aslında bizler olduğumuz gerçeğiniz unutan var mı?
Bu ülkede iyi birşeyler yapmaya çalışmanın cezasını çeken bizler... Biliyoruz ki yıldığımız ve yorulduğumuz zaman İNSANLIK bu savaşı kaybedecek...
Karşılığında hiçbirşey beklemeden, ne alkış, ne para , ne de kahramanlık madalyası...

Karşılık olarak beklediğimiz tek şeyin bir hayat kurtarmanın verdiği mutluluk olduğu ve
sayımızın ne kadar az olduğunu anlayan var mı?

İnsanlık namına sesimi duyan var mı?

17.08.99 anısına...
Elif Mertdoğan (AKA Üyesi)


Devamını okuyun...>>