JAPON iTFAİYECİLER -HİKESHİ

Hikeshi (Samuray İtfaiyeciler)



japonya'da ilk itfaiye teşkilatı 1629 yılında Edo devrinde kurulmuştur. japoncada itfaiyeci Hikeshi diye söylenir. Gerçek ve çağdaş itfaiye teşkilatı İkinci Dünya Savaşından sonra 1948 yıllarında kurulmuştur. Bu tarihe kadar kendilerine özgü tulumbalar kullanmışlardır.
Şimdilerde ise şehir,kasaba ve köylerin tamamında itfaiye teşkşilatlarını kurmuşlardır.894 adet itfaiye karargahı 3598 gönüllü kıtası, 4800 itfaiye binası, 155.000 aktif itfaiyeci ile 920.000 eğitimli gönüllü itfaiyeci bulunmakta,21 000 itfaiye aracı 51 000 arazöz ile hizmet verilmektedir.
Ahmet SERTKAN







Türklerle Japonların birbirine benzediğini hepiniz duymuşsunuzdur. Dillerimiz Ural-Altay dil grubundan gelir. Aile yapıları, ananelerine olan bağlılıkları, büyüklerine gösterdikleri saygı, misafirperverlikleri ve hatta ayakkabılarını kapının dışında çıkarak içeri girmeleri… Peki ama bizim Osmanlı tulumbacılarıyla Japon hikeshilerin benzerlikleri…





Kendine has kıyafetleri ve ritüelleri olan Hikeshilerin hikayesi 17.yüzyılda Japonya’da başladı. Edo döneminde (1603-1868 yılları arasındaki dağılma dönemini kapsamaktadır) üç çeşit hikeshi vardı.
Jobikeshi: Samuray sınıfındandırlar. Şogunun kalesini (ordu komutanı) ve samuray sınıfının evlerini korumakla görevlidir.
Daimyobikeshi: Devlet binalarını ve pirinç ambarlarını korumakla görevli samuraylardır.
Machibikeshi: Alt sınıfın ev ve dükkanlarını koruyan samuray olmayan halk kahramanlarıdır.
Machibikeshi pitoresk kılık kıyafetleri, koşarlı uçarlı, gönül yakan cazibeli taraflarıyla tıpkı tulumbacılar gibi bir halk kahramanlarıdır. Şimdinin Yakuzaları gibi kendilerine ait dövme sahibiydiler. Birçok ukiyoe (ahşab baskı resimleri) konu olmuşlardı. 18. yüzyılda sadece samuray itfaiyecilere has olan Matoi taşıma hakkına sahip oldular. Matoi itfaiye birimleri tarafından kullanılan tanınma ve haberleşme aracıydı. Her istasyonun kendine özel tasarlanmış Matois bulunur ve taşıyana büyük onur verirdi. Matoi taşıyan yanan binanın çatısına çıkar ve hikeshileri yönlendirirdi. Matoi taşıyıcıları yangına yetişmek için birbirleriyle yarışır, zaman zaman kavgalar çıkardı.





Müdahale modern yöntemlerden biraz farklıydı. Genellikle söndürmek yerine yangının yayılmasını önlemek için binalar yıkılırdı. Bunun için tobiguchi adlı uzun kancalara sahiptiler. Eğer yangın önemli bir binada ise kova ve ahşap el pompaları (ryodosui) kullanılırdı. Edo evleri genellikle iki katlıydı. Hikeshi yangına ulaşmak için merdiveni (hashigo) binalara dayar, binaların olmadığı yerlerde ise hikeshi merdiveni kanca ve elleriyle sabit tutar, bir hikeshi merdivene çıkar ve yangın yerini bulmaya çalışırdı. Sashiko adlı çok katmalı bir kimano giyerdiler. Bu hikeshinin ateşe yaklaşabilmesini sağlardı.


TAHTADAN SU POMPASI VE İTFAİYECİ BAŞLIĞI



Gafur ŞENCAN

Kaynaklar
samuraidave.wordpress.com/.../dezomeshiki-firefighting-japanese-style/
1.http://samuraidave.wordpress.com/category/hikeshi/
2. Feuerwehrleute aus aller Welt, Basserman Verlag


Devamını okuyun...>>
Çok değerli yol arkadaşım 30 yıllık dostum, kardeşim, yaverim,aynı zamanda hocam İsmail Yazan en çok sorulan sorulara net yanıtlar verdiği çalışmasını ricam üzerine yayınlamak üzere göndermiş bulunmakta.Ben çok faydalı buldum. Sizlerin de yararlanmanız için yayınlıyorum.

O.S.B. LERDE YANGIN AMAÇLI RUHSATLANDIRMA SÜRECİ:

Yasaları ve mevzuatları iyi anlamak, yorumlamak ve en uygun şekilde uygulanırlığını sağlamak gerekir. Özellikle OSB’lerde yangın güvenliği ile ilgili standartların belirlenmesi, uygulanması yaşanacak can ve mal kaybına yönelik yangınların azaltılması için önemlidir.

Bir işletmenin üretime geçebilmesi için yasal olarak alınması gereken bazı izinler vardır. Bu izinlerden biri de işletme tarafından talep edilen ve itfaiye tarafından verilen yangın ve patlamalara karşı yangın güvenlik önlemlerinin alındığına dair “itfaiye rapor”udur.

Bu belgenin amacı, insanlar tarafından kullanılan yapı, bina, tesis ve işletmelerin kullanımı sırasında çıkabilecek yangınların, yangınlarda can ve mal kaybını en aza indirilerek söndürülmesini sağlamaktır.

Yangın yeterlilik belgesi ile ilgili yasal mevzuatlar

Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım yapacak kuruluşlar, tesis inşaatına başlamadan önce, proje aşamasında ve deneme üretimine geçtiğinde “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik“ hükümleri, Yangın ve Doğal Afetlerden Korunma Yönergesi, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatları ve TSE standartlarına teşkil edecek şekilde GSMY (Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği) uyarınca bağlı bulunduğu İtfaiye Müdürlüğü’nden OSB Uygulama Yönetmeliğinin 128.maddesine istinaden gerekli izinleri almak zorundadır.

Yangın Yeterlilik Belgesi Süreci: Yangın yeterlilik belgesi süreci iki aşamadan geçmektedir.
Bunlar;

1.Proje ve İnşaat Aşamasında Uygunluk

Yapılacak tesise ait yangınla ilgili projeler, üretim dalı, ham ve mamul madde isim ve tahmini miktarlarını içeren bilgiler ve tesisin sektörel yapısına göre projede belirtilen yangın güvenlik önlemlerinin yeterli hale getirilmesi ile inşaata başlanabilmesi için, itfaiye Müdürlüğünce uygunluk belirtilir.




Bu aşamada; ilgili standartlara ve Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğe göre uygunluğu kontrol edilir. Kontrol sırasında aşağıdaki soruların cevapları aranır;

Tesislerin elektrik, yangın, tesisat, mekanik projeleri ayrı olarak hazırlanmış mıdır?
Bir kat alanı 2000 m2’den fazla olan katların tahliye projeleri mimari projelerden ayrı olarak hazırlanmış mıdır?
İşletmece projenin son şekli bir kitapçık halinde İtfaiye Müdürlüğü’ne verilmiş midir?
İşletme riskine göre standartlara uygun paratoner tesis edilmiş midir?
İşletme sektörel yapısına uygun olarak yangın suyu stoklayacak şekilde depo/tank yapılmış mıdır?
İşletmelerde bulunan yangın su tankları, işletme elektrikleri kesilse dahi yangın hidrantlarını besleyecek ek kaynaklarla donatılmış mıdır? (Jeneratörden direk beslemeli tulumba/pompa veya motopomp gibi)
Tesis dışını ring yapacak şekilde sabit sulu yangın hattı ve standartlara uygun yangın hidrantları ile donatılmış mıdır? Bina içlerine ise yangın dolapları konulmuş mudur?
Yangın dolapları standartlara uygun mudur? Yangın dolapları yerleşimi çıkış kapılarına yakın ya da aynı hacimde bulunan iki dolap arası mesafe 30 metreden fazla olmayacak şekilde düzenlenmiş midir?
Tesis, ilgili yönetmelik ve standartlara uygun yangın algılama ve alarm/ikazlı erken uyarı sistemi ile donatılmış mıdır?
Tesis kapalı alanları, sektörel yapısına ve standartlara uygun olarak sprinkler vb. otomatik söndürme sistemi ile teçhiz edilmiş midir?
Bilgi işlem merkezlerine, standartlara uygun önlemlere ilaveten, tercihen gazlı otomatik söndürme sistemi yapılmış mıdır?
Arşivlerde alınacak önlemler ile ilgili standartlara uygunluk sağlanmış mıdır?
İşletmelerde yapılacak elektrik tesisatları ilgili yönetmelik ve standartlara uygun mudur?
Kazan dairesi ve yakıt tankının standartlara uygun olması sağlanmış mıdır?
Garaj/otopark ile ilgili alınacak önlemler de standartlara uygunluk sağlanmış mıdır?
Tesis etrafı sürekli araç trafiğine açık mıdır? Ring sağlanmış mıdır?
Tehlike sınıfına giren maddelerle ilgili emniyet mesafelerinin uygunluğu sağlanmış mıdır?
Yemeği işletmede pişirecek tesisler için bir anda 100 den fazla kişiye hizmet verecekse otomatik baca/davlumbaz söndürme sistemi yapılması ve ocaklarda kullanılan gazın özelliklerine göre gaz algılama, gaz kesme ve uyarı tesisatı kurulması sağlanmış mıdır?
Sektörel ve proses şekline uygun olarak havalandırma, alev/duman yönlendirme sistemleri ve damperleri kurulmuş mudur?
Personel tahliyesinde, acil aydınlatma ve kaçış yollarının yeterliliği ve uygunluğu sağlanmış mıdır?

Projeler; Bölge İtfaiye Müdürlüğünün uygun görüşü alındıktan sonra onaylanarak uygulanır.



2.Deneme Üretimi ve Sonrasında Uygunluk:

Makine yerleşim aşamasında, İtfaiye Müdürlüğü’nce tesis ve ünitelerin yangın risk analizi yapılarak projede tespit edilen sabit sistemlere ilaveten bulundurulacak seyyar yangın söndürme malzemeleri belirlenir. Alınacak önlemler ve personel koruyucu teçhizat vb. malzeme ve ekipmanlar raporlandırılarak uygulanması/tamamlanması için rehberlik edilir.

Bu bölümle ilgili hususlarda yapılacak çalışmalar, işletme belgesine esas teşkil eden yangın ve patlamalara karşı alınan önlemler için “Yeterlilik Belgesi”nin alınması/verilmesi ile ilgili işlemleri kapsamaktadır.




İşletme tarafından “Acil Durum Planı” adı altında “Yangınlardan Korunma, Doğal Afetlerden Korunma” bölümleri “Yangın ve Doğal Afetlerden Korunma Yönergesi” ne uygun olarak, her vardiya için acil durum ekipleri kurulur, sorumluları belirlenir.
Tesiste görevli tüm personele yönelik yangın güvenliği ile ilgili İtfaiye Müdürlüğü’nce tesiste uygun bir yerde teorik ve pratik eğitim verilir. Acil Durum Planı’nda yer alan, acil durum ekiplerinde görev alan personele yine İtfaiye Müdürlüğü’nce Ekip eğitimi verilir.
Acil Durum uygulamaları kapsamında işletmede en az yılda 1 kez söndürme ve tahliye tatbikatı yapılır.
Yangın sistem ve malzemelerin sürekli kullanılırlığını sağlamak üzere, TS EN normlarına uygun periyodik bakım-tutum uygulanmaları sağlanır.
Tesisteki yapıların tamamlanması veya geçici olarak bir bölümünün kullanılma talebi durumunda, o bölümdeki, bütün eksik ve aksaklıkların tamamlanmış olduğu, yerinde görülüp tespit edildikten sonra İtfaiye Müdürlüğünce o işletme için Yangın ve Patlamalara karşı alınan tedbirlerin yeterliliği belgelendirilir.
Fiktif depo (karantina) açmak/kurmak isteyen işletmeler için İtfaiye Müdürlüğünce yalnız fiktif depoyu kapsamak üzere, yangın güvenliği ile ilgili yukarıdaki esaslar dahilinde gereken önlemlerin alınmasını müteakip fiktif depo yangın yeterlilik belgesi tanzim edilir.
Yeterlilik belgeleri tesis yerleşim planlarında yapılacak kullanım değişiklikleri, üretim değişiklikleri, ham ve mamul madde depolama değişiklikleri, firma isim değişiklikleri, ilave yapı/bina vb. tadilatlar sonrasında üç (3) ay içerisinde yenilenmek zorundadır.
Üst madde dışında “Yangın ve Doğal Afetlerden Korunma Yönergesi” hükümleri gereğince yangın ve patlamalara karşı alınan önlemler için yeterlilik belgesi, her dört (4) yılda bir yenilenir.





Ruhsatlandırmada itfaiyeye neden ihtiyaç duyulmuştur?
Yasal prosedürler doğrultusunda yangın önlemlerinin alınması ve aldırılması zorunludur. Yangın ve patlamalara karşı önlemlerin alındığını belgelendirmek zorunluluğu ise bu önlemleri kontrol ile görevlendirilen itfaiyelere verilen bir yaptırım gücüdür. Kaderci bir toplum anlayışımızdan da kaynaklanan ve yangın güvenliğine karşı aşırı boş vermişlik ve vurdumduymazlığın en çarpıcı örnekleri ile yaşandığı ülkemizde bu yatırım gücü de olmasa tedbir almak ta aldırmak ta mümkün olmazdı.

Sonuç

Bu yazıda sadece itfaiyenin uygulamalarından bahsedilse de “Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelikte” belirtildiği gibi, projelendirmesinden, yapı inşasında yer alan kurum, kuruluş ve şahıslara, işletmenin sahibinden, çalışanlarına hatta çevre işletmelere dahi yangın güvenliğini sağlamada büyük sorumluluk düşmektedir.

Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik Şöyle Diyor;

İKİNCİ BÖLÜM
İlkeler, Görevler, Yetkiler, Sorumluluklar ve Yasaklar

İlkeler

MADDE 5- (1) Projeler, kanuni düzenlemeler yanında, yangına karşı güvenlik bakımından bu Yönetmelikte öngörülen şartlara uygun değil ise yapı ruhsatı verilmez. Yeni yapılan veya proje tadilatı ile kullanım amacı değiştirilen yapılarda bu Yönetmelikte öngörülen esaslara göre imalat yapılmadığının tespiti hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi veya çalışma ruhsatı verilmez.

(2) Tasarımcılar tarafından, bu Yönetmelikte hakkında yeterli hüküm bulunmayan hususlarda ve metro, marina, helikopter pisti, tünel, stadyum, havalimanı ve benzeri kullanım alanlarının yangından korunmasında Türk Standartları, bu standartların olmaması hâlinde ise Avrupa Standartları esas alınır. Türk veya Avrupa Standartlarında düzenlenmeyen hususlarda, uluslararası geçerliliği kabul edilen standartlar da kullanılabilir.

(3) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında proje ve yapım ile ilgili konularda tereddüde düşülen hususlar hakkında Bayındırlık ve İskân Bakanlığının, diğer hususlar hakkında ise İçişleri Bakanlığının uygulamaya esas olacak yazılı görüşü alınarak bu görüşlere göre işlem yapılır.

Görev, yetki ve sorumluluk

MADDE 6- (1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından;

a) Yapı ruhsatı vermeye yetkili idareler,

b) Yatırımcı kuruluşlar,

c) Yapı sahipleri,

ç) İşveren veya temsilcileri,

d) Tasarım ve uygulamada görevli mimar ve mühendisler ile uygulayıcı yükleniciler ve imalatçılar,

e) Yapı yapılmasında ve kullanımında görev alan müşavir, danışman, proje kontrol, yapı denetimi ve işletme yetkilileri,

görevli, yetkili ve sorumludur.

(2) Yangın söndürme ve algılama, duyuru ve acil aydınlatma gibi aktif yangın güvenlik sistemlerinin yeterli olmamasından; projenin eksik veya hatalı olması veya standartlara uygun olmaması hâlinde proje müellifleri ve yapımın eksik veya hatalı olması veya standartlara uygun olmaması hâlinde ise müteahhit veya yapımcı firma sorumludur. Sistemin uygun çalışmaması işletmeden kaynaklanıyor ise, işletmeci kuruluş doğrudan sorumlu olur. Yangın güvenlik sistemlerinin yaptırılmasının gerekli olduğu yapı sahibine yazılı olarak bildirildiği hâlde, yapı sahibi tarafından yaptırılmamış veya standartlara uygun yaptırılmamış ise, yapı sahibi sorumlu olur.

(3) Bu Yönetmelik hükümlerine uyulmaması sebebiyle meydana gelen yangın hasarlarından dolayı;

a) Yapı inşasında yer alan yapı sahipleri, işveren ve işveren temsilcileri,

b) Tasarımda, uygulamada ve denetimde görevli mimar ve mühendisler,

c) Yapı denetimi kuruluşları,

ç) Müteahhitler, imalatçılar ve danışmanları,

kusurlarına göre sorumludur.

(4) Binaların yangın algılama ve söndürme projeleri, tesisat projelerinden ayrı olarak hazırlanır. Bir kat alanı 2000 m2'den fazla olan katların tahliye projeleri mimari projelerden ayrı olarak hazırlanır. Tahliye projeleri diğer yapılarda mimari projelerde gösterilir.
Projeler; ilgili belediye itfaiye birimlerinin uygun görüşü alındıktan sonra, ruhsat vermeye yetkili merciler tarafından onaylanarak uygulanır. Belediye itfaiye birimlerince, projelerde değişiklik veya ilâve gerekli görülmesi halinde, istenilen değişiklik veya ilâvenin bu Yönetmeliğin hangi maddesine istinaden gerekli görüldüğünün belirtilmesi mecburidir.
Yorumlanması gereken, açıklık gerektiren veya belirsiz olan konularda Bayındırlık ve İskân Bakanlığının görüşü alındıktan sonra işlem ve uygulama yapılır.

(5) Yapı ruhsatı vermeye yetkili merciler; yangın söndürme, algılama ve tahliye projelerinin ve uygulamalarının bu Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığını denetler.

(6) Sigorta şirketleri, yangına karşı sigorta ettirme talebi aldıkları binalarda, tesislerde ve işletmelerde, bu Yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığını kontrol etmek mecburiyetindedir.

(7) Yangın güvenliği sistemlerinin teşvik edilmesi için, ilgili kanunlarda belirtilen vergi, resim ve harçlar hariç olmak üzere, kamu kuruluşlarınca proje onay ve denetim hizmetlerinden hiçbir şekilde vize, harç ve benzeri ad altında herhangi bir ücret talep ve tahsil edilemez.

Yangınsız günler dilerim.


İsmail YAZAN
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ
İTFAİYE MÜDÜRÜ

Devamını okuyun...>>

İTFAİYECİ CENAZE MERASİMLERİ

İTFAİYECİ CENAZE MERASİMLERİ

Yazması zor ama bir o kadarda gerekli bir konuyu kaleme almaya karar veriyorum. Bildiğiniz gibi Ağustos 2009 ‘da İstanbul’da iki itfaiyecimiz şehitlik mertebesine ulaştı. İtfaiye müfrezelerinde yapılan törenin ardından itfaiyecilerimiz memleketlerinde toprağa verildi. Tören ve cenaze merasimini izleyince bir şeylerin eksik olduğunu, gerekli ilginin gösterilmediği kanaatine vardım. Konuyu araştırmaya karar verdim. Yurt dışında düzenlenen cenaze merasimlerini görünce inanın gözyaşlarıma hâkim olamadım. Bizim itfaiyecilerimiz daha azı için mi hayatlarını feda etmişlerdi. Daha az mı saygıyı hak ediyorlardı. Umarım yöneticilerimiz bu ilgisizliğin farkına varırlar ve yurt dışında olduğu gibi bir itfaiyeci cenaze merasim protokolü belirlerler. Aşağıdaki protokol IAFF’ın (Uluslararası İtfaiyeciler Birliği) öngördüğü, görev başında hayatını kaybeden itfaiyecilerin cenaze merasimi protokolüdür.




ABD'DE İTFAİYECİ CENAZE MERASİMİ




TÜRKİYE'DE İTFAİYECİ CENAZE MERASİMİ


ABD Merasim Seviyeleri

Birinci Seviye (1)
En yüksek merasim seviyesidir. Görev başında ve görevle alakalı işlerde hayatını kaybeden itfaiyeciler için uygulanan merasim seviyesidir. Görevden kaynaklanan yaralanma, kalp krizi, felç ve intihar vakalarında da uygulanır.

İkinci Seviye (2)
İtfaiyecilerin aktif fakat görev dışı ölümlerinde (trafik kazası vb.) uygulanan merasim seviyesidir.

Üçüncü Seviye (3)
İnaktif ve emekli itfaiyecilerin ölümünde (yaşlılık) uygulanan merasim seviyesidir.
Protokol

Aşağıdaki protokollerin yanındaki rakamlar hangi seviye için uygulanacağı manasına gelir.

Tabuta sarılı Amerikan bayrağı (1)
Yas bandajları (1,2,3)
Merasim bandosu (1,2)
Çan Merasimi (1,2,3)
Borozan (1)
Tabut muhafızları (1,2,3)
Müfreze araçlarının katılımı (1,2)
Kaside okunması (1,2)
Cenaze arazörü (1)
Çiçeklerin taşındığı arazör (1,2)
Cenaze merasim bayrakları (1.2.3)
İtfaiye bölüğü (1,2)
Bayraklarının yarıya indirilmesi (1) (Eyalet valisinin emrine tabi)
Cenaze arabası (2,3)
Onur muhafızları ve bayrak delegasyonu (1,2)
Bayrak asılı merdiven aracı (1,2)
‘Son Alarm’ merasimi (1,2)
Maviler denizi (1)
İstasyon yas perdesi (1.2.3)
Araç yas perdesi (1,2)



Tanımlar
Aktif itfaiye mensubu: Tam zamanlı veya gönüllü olarak çalışan itfaiye personeli.
İnaktif İtfaiye mensubu: Emekli veya iyi nedenlerden ötürü işi bırakmış itfaiye personeli.
Cenaze ve çiçek arazörü: Arazörlerin hortum yatağının sökülüp tabut ve çiçek taşınması.
Tabut muhafızları: Ziyaret sırasında tabut başında nöbet tutan itfaiye personeli.
Bayrak Delegasyonu ve onur muhafızı: Merasim bayraklarını taşıyan ve töreni yöneten itfaiye personelleri.



Yas Bandajları: Tören sırasında ve sonrasında takılan siyah elastik rozet bandı.



Yas Perdeleri: Merasimde ve sonrasında araç ve istasyona asılan perde.



Maviler Denizi: Cenazenin geçişi esnasında yol boyunca koridor oluşturan, maviler giymiş ve denizi andıran itfaiye personeli.



Çan Merasimi: Tören esnasında kullanılan portatif çan.

Yas Günleri
Ölümüm gerçekleşmesinden sonra cenaze toprağa verilene kadar hükümet binalarında (okullar, valilik, itfaiye istasyonları vs.) bayraklar ölen itfaiyeci onuruna yarıya indirilir.
İtfaiyecinin bağlı bulunduğu istasyonda 30 gün boyunca bayrak yarıya indirilir, yas perdeleri ve yas bandajları takılı durur.




İtfaiyeci Cenaze Protokolu ( ABD ):

Aşağıdaki protokol IAFF’ın (Uluslararası İtfaiyeciler Birliği) öngördüğü, görev başında hayatını kaybeden itfaiyecilerin cenaze merasimi protokolüdür. Bölge amirlikleri kendi şart ve koşullarına göre değişiklik yapma haklarına sahiptirler.

I.TEBLİGAT
A)Grup amirleri ölüm vakasını süratli bir şekilde itfaiye daire başkanlığına iletmekle sorumludur.
B)İtfaiye daire başkanlığı ölüm vakasını yerel yönetime iletir. Yerel yönetim temsilcileri grup amirinin refakati eşliğinde ölüm haberini itfaiyecinin en yakın akrabasına bildirir. Haber resmi olarak aileye bildirildikten sonra medyaya, itfaiye teşkilatına ve halka duyurulabilir.

II.ORGANİZASYON
A)Yerel yönetimin en üst temsilcisi cenaze merasiminin organizasyonu için acilen bir merasim sorumlusu atamakla mükelleftir.
B)Merasim sorumlusu süratle aileyle iletişime geçer ve isteklerini belirler.
Üst düzey cenaze merasimi isteyip istemedikleri
Merasimin hangi kilise, sinagog, cami nerede düzenleneceği ve hangi mezhebe göre yapılacağı
Papaz, peder vs diğer dini temsilcinin kim olacağı
Cenaze evinin yeri vs.
C)Aile üst düzey cenaze merasimi isterse merasim sorumlusu kilise, mezarlık vs. anlaşmalarını gerçekleştirir.
D)Tabutu taşıyacak kişiler ve cenaze evinde tabut başında nöbet tutacak olan onur muhafızları aile tarafından belirlenir. Bu kişiler genellikle itfaiyecinin itfaiye istasyonundaki mesai arkadaşları olur.
E) İtfaiye daire başkanlığı aşağıdakileri temin etmekle sorumludur.
Beyaz eldivenler
Teşkilat rozetleri
Siyah rozet bantları
Merasim perdeleri

F)Polisin bilgilendirilmesi ve görevlendirilmesi
Her türlü anlaşma ve organizasyonun içeriği en ince ayrıntısına kadar polis teşkilatına bildirilir.
Cenaze alayına katılacak araçları belirleyen araç işaretleri polise bildirilir.
Polis kilise ve cenaze evinde trafik kontrolü, park yasakları, sokak kapamaları ve halktan sorumludur.
III.MERASİM



CENAZE EVİNDEN AYRILMA
1.İtfaiye arazörü hortum yatağına monte edilen tabut taşıma bantlarıyla cenaze evinin önünde durur.
2.Cenaze evinin kapısının bir tarafında bayrak delegasyonu diğer tarafında itfaiye daire başkanı yerel yönetim temsilcileri bulunur.
3. Cenaze evinden kilise veya mezarlığa yolculuk yayan olacaksa bağlı bulunduğu istasyonun itfaiye erleri evin karşısında diğer tarafında ise misafir itfaiye personelleri selamlama bölüğü oluşturur.
4. 2 taşıyıcı arazöre çıkar ve tabutun yerleştirilmesine yardımcı olur.
5.Bayrak delegasyonu arazörün önündeki, taşıyıcılar aracın etrafındaki yerlerini alırlar.



KİLİSEYE İLERLEME
1. İlerleme yayan olacaksa katılımcılar aşağıdaki sıraya göre ilerlerler.
a.Bayrak delegasyonu
b.Merasim bandosu
c.Yerel yöneticiler
d.İtfaiye teşkilatı temsilcileri
e.Cenaze arazörü (taşıyıcılar aracın üzerinde ve etrafında)
f.Aile araçları
g.Arkadaş araçları

KİLİSE MERASİMİ
1.Bayrak delegasyonu kilise girişinde köşeye geçer ve yerel yönetici ve bandonun ilerlemesine izin verir.
2.Merasim bandosu kilise önünde durur.
3.Yerel yöneticiler kilise girişinde sıra oluştururlar.

YANGIN GÖNÜLLÜMÜZ
Gafur Şencan'ın Yazısıdır.

Kaynaklar
1. www.ladder54.com/IAFFFuneral.htm
2. www.iaff.org/HS/LODD/Uploads/Funeral_Protocol.pdf
3. Final farewell to a fallen firefighter (A basic fire department funeral protokol) by William C. Peters

Devamını okuyun...>>

Avrupada ilk itfaiyelerden biri - Viyana İtfaiyesi

Avrupada itfaiyecilik 17. yüzyılda ivme kazanmış olmasına rağmen ilk itfaiyecilik görevi Fransada 1254 ylılnda Kral Saint Luis tarafından başlatılmıştır. İlk adı KASABA GÖZCÜLERİ idi. ( guet bourgeois ("burgess watch") ) Çünkü işleri gece gündüz suçları ve yangınları gözlemek idi.
Dünyada itfaiyecilik tarihi daha sonraki yazılarımızda verilmeye devam edecektir.
Bugün Sn Gafur Sencan'ın Viyana itfaiyesi ile ilgili yazısını yayınlıyorum.
Ahmet SERTKAN

Avrupanın ilk itfaiyecileri ‘Vier Feuerknecht’
Gönüllülükten teşkilatlanmaya


İnsanoğlu ateşin bulunmasından bu yana yangınlarla mücadele etmektedir. Ortaçağa kadar yönetim ve insanların gönüllü çalışmaları yangına müdahalede en etkili yol olmuştur. Yönetimler çıkarttıkları yasalarla mabetlerde su varili, kova, kanca, balta ve merdiven gibi yangına müdahale araçları bulundurmayı zorunlu kılıyordu. Halkın yangılarla mücadele yöntemleri oldukça yerinde ve etkili olurdu. Çevre ev ve sokaklarda yaşayan kişiler kilisenin çanları ile alarma geçirilir, halk alelacele olay yerinde toplanarak mevcut imkânlar dâhilinde imece usulüyle yangını söndürmeye çalışırdı.

İkinci Viyana Kuşatması ve ilk İtfaiye teşkilatının kurulması
1683 yılında Osmanlı orduları savaşı kazanmaya çok yaklaşmıştı. Schottenstift manastır yangını şehrin barut deposuna doğru ilerliyordu. Şehrin kumandanı Ernst Rudiger von Starhemberg, Am Hof 9 numarada yangınlara müdahale için bir istasyon kurma emrini verdi. 26 Mart1685’te belediye meclisinin aldığı kararla bina itfaiye istasyonuna dönüştürüldü. 1686 yılında basılan ‘Instruktion eines Herrn Unterkämmerers bei Gem. Wien’ adlı muhasebe kitabında dört itfaiyeciye (Vier Feuerknechten) haftalık iki gulden ücret verildiği yazmaktadır. Bu tarih modern ve mesleki itfaiye teşkilatının kuruluşu kabul edilir. Bu itfaiyeciler yangınlara mücadelenin yanı sıra şehrin imar işlerinde yardımcı olmakla görevliydiler.



Donanım
Keçeden yapılmış yuvarlak şapka koruma amacından çok itfaiyecilerin tanınma işaretiydi.
Tabaklanmış deri önlük itfaiyecilerin tek koruyucu donanımıydı. Ayrıca imar işlerinde çokça kullanılmaktaydı.
Yün veya pamuktan yapılmış beyaz gömlek.
Bordo renkli diz çorabı.
Metal tokalı siyah deri ayakkabı
Yangın kancaları yanmakta olan bir yapıyı bölüm bölüm yıkmak ve yangının diğer yapılara vereceği olası zararları önlemek için oldukça etkili bir yoldu.

Gafur ŞENCAN

" Ahmet abi merhaba
Şimdiki yazım dünyanın ilk kurulan itfaiyesi Viyana itfaiyesi hakkında. Dolaylı da olsa ilk itfaiye teşkilatının kurulmasında Osmanlıların etkili olması ilginç geldi."
Selamlar

Kaynaklar
1. http://www.wien.gv.at/feuerwehr/geschichte/geschichte17.htm
2.Feuerwehrleute aus aller Welt, Bassermann Verlag

Devamını okuyun...>>


İtfaiyeciliğin korkulu rüyalarından biride canlı canlı yangın yerinde cehennem azabı yaşamaktır. Yükselen alevler ile birlikte havadaki zehirli gaz miktarı ve yüksek ısı da beraberce yükselmeye devam eder. Sizin ile bu düşmanlarınız arasında nefes nefese mücadele devam eder iken kimi insanlar sizden canını kimileri mallarını kurtarmanı isterler. Düşman uzakta değil hemen yakınınızda burnunuzun dibinde hazır sizi yok etmek yenmek için beklemektedir. Bu işin asla şakası yoktur. Asla unutkanlığa yer yoktur. Cehalet ve cahilce davranışlar düşmanınız tarafından asla affedilmez. İşin en önemli kısmı ise size sizden başka sahip çıkan kimse olamaz. Kendi hatanız ile kendi yaşamınıza son verebilirsiniz. Yangın yerinde her şey ekip işidir amma nefes almak, temiz hava almak, doğru solunum yapmak, koruyucularınızı kullanmak, doğru kullanmak sizin görevinizdir. Size öğretilenleri orada siz kontrol ederseniz, bilirseniz yaşama devam edebilirsiniz.






Tam sıkılı olmayan bir solunum yüz maskesinin küçük bir çarpışma – çarpma vb. mekanik bir hareketten çıkması durumunda çok zehirli gazlar, duman ile beraber onlardan daha zarar verici yüzlerce derece sıcak olmuş havayı ciğerlerine çektiğinizde bronş ve bronşçuklarınız yanarak su toplayacaktır. İnsan vücudunu kaplayan derimiz sadece 65 C ye dayanabilir. Bunun üzerinde sıcaklıklarda 1.2.3 derece yanarak tepki olarak su toplar (ödem oluşur). Bu durum ciğerlerinizde olduğunda ise ÖLÜM kaçınılmaz olur. Az etkilenmelerde ise çok uzun süren tedavilere ihtiyaç duyulacaktır.


İtfaiyecinin acı ölümü
zehirlenen itfaiye amiri hayatını kaybetti
Bahçelievler’de dün sabah …….. A.Ş’ ye ait triko örme fabrikasının iplik deposunda çıkan yangına müdahale eden itfaiye erlerinden 3’ü dumandan zehirlenirken, Bakırköy grup amiri Yaşar Yalçın kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere karşın kurtarılamayarak şehit oldu.
Tüpü düşen itfaiye eri zehirlenerek öldü.


ŞEHİDİMİZİN RESMİ İLK FOTOĞRAFTA YER ALMAKTADIR.



Yangını söndürmeye çalışan itfaiye eri Arabacı hayatını kaybetti. Arabacı’ nın üzerine devrilen halılar yüzünden gaz maskesinin ve oksijen tüpünün düştüğü iddia edildi.
(Tüm şehitlerimizi rahmet ile anıyor geride kalanlarına sabırlar diliyoruz.)
Artık bu tür haberler almak istemiyoruz. Yangın yerinde çok dikkatli olmak zorundayız. Lütfen hayatınıza kastedecek YANLIŞ hareketlerde bulunmayın.



Bunun dışında yangın yeri çok sıcak ve zehirli gazlar barındırır. Genel olarak yüksek sıcaklıkta çalışmak Hipertermi oluşunu destekler. Eğer az miktarda bile gaz yuttuysanız akciğer ödemi de oluşabilir Lütfen unutmayın. Unutturmayın.
DİKKAT: Sıcak havanın solunması ; solunum yollarını tahriş etmekte, hipertermi oluşturmakta yada akciğerlerde ödeme neden olmaktadır.
Havanın bağıl nemine ve teneffüs edildiği sürenin uzunluğuna bağlı olarak 60 C gibi düşük sıcaklıklar bile tehlike arz eder.
Ölüm olmasa bile sizi görüldüğü gibi bir çok tehlikeli durum beklemektedir. Bunlara bir göz atmakta yarar var.






Akciğer Ödemi
Hastalığın nedeni nedir?

Akciğerde sıvı birikimi ile karekterize olan hastalığın oluşumunda en büyük etken dolaşım bozukluğudur.

Ayrıca anafilâksi, alerji, akciğer yangıları, yakıcı gazların solunması ve enfeksiyonlara bağlı olarak da oluşabilmektedir.

Hastalığın gelişimi nasıldır?

Akciğerlerde, etkene bağlı olarak aktif ve pasif ödem şekillenebilir. Başlangıçta oluşan hasarın şiddeti ile dokuların hiperemik bir hal alması ve daha sonra deformasyonu sonucu alveollerde, dokular arasında ve bronşlarda sıvı birikmesi söz konusudur.

Genellikle önlem alınmayan ilerlemiş vakalarda ölüm solunum yetmezliği nedeniyle şekillenir.





Hastalığın belirtileri nelerdir?

Solunumun güçlükle yapılması gözlenebilen en belirgin bulgudur. Ayrıca akciğer dinlendiğinde hırıltılı bir solunum yanında sıvı seslerinin duyulması da spesifiktir.

Genel durumu bozulmuş, durgunluk ve halsizlik belirtileri başlamıştır. Buna karşın solunum güçlüğü nedeniyle çoğu zaman ayakta durmayı tercih ederler.

Enfeksiyona bağlı olarak şekillenen vakalarda vücut ısısında artış da olabilir.

Sonuç

Teşhis edildikten sonra acil tedavi gerektiren hastalığın seyri, ödeme neden olan etken ortadan kaldırılmadığı sürece daima kötüye doğru bir gidiş izler ve ölüme neden olabilir.

ELBETTE SICAK GAZLAR SADECE İTFAİYECİLERİ DEĞİL AYNI ZAMANDA YANGIN YERİNDE KALAN SİVİLLERİDE AYNI ŞEKİLDE ETKİLEMEKTEDİR. BU NEDENLE KURTARMA ÇALIŞMALARI NE KADAR HIZLI VE DOĞRU YAPILIR İSE KURTARILAN CAN SAYISI ARTMIŞ OLACAKTIR.





DİKKAT EDİLDİĞİ ÜZERE HASTALAR KESİNLİKLE HASTAHANELERE SEVK EDİLİR İKEN OTURUR DURUMDA YOLLANMALIDIR.

HİPERTERMİ:
Hipertermi, vücut sıcaklığının 41°C veya daha yüksek bir değere yükseldiğinde ortaya çıkan ve termoregülatör mekanizmaların bozulmasına, sıcak çarpmasına yol açabilen bir durumdur. Hipertermi hafif veya şiddetli şekillerde kendini gösterebilir. Genellikle çevresel faktörler sonucu oluşur; ortam sıcaklığının yüksek seviyelere ulaşması gibi. Hipertemik durumları üç ana şekilde toplayabiliriz: Isı krampları, Sıcak halsizliği ve Sıcak çarpması. Her ne kadar ısı krampları ve sıcak halsizliğini hipertermik durumlar olarak saysak da, hipertermi terim olarak sıcak çarpması için daha çok kullanılmaktadır.

Vücut sıcaklığının çok yükseldiği, termoregülatör mekanızmaların bozulduğu ve pozitif geribeslem yüzünden vücut sıcaklığının gittikçe arttığı durumdur. Yüksek sıcaklık yüzünden hücreler ve böylece de dokular ciddi oranda hasara uğrar. Bir çok önemli metabolik reaksiyon sekteye uğrar, enzimler hasar görür. Çoğunlukla kişi bilincini yitirir veya ciddi duyumsal sorunlar yaşar. Acil yardım uygulanmazsa ölüme veya kalıcı bozukluklarına yol açabilir.

Isı bitkinliği:
Sıvı kaybı sonucu gelişen, yüksek vücut ısısı ile beraber giden ani ısı artması hastalığı.

Sıcak çarpması: İleri derecede vücut ısısının artması, ısı düzenleme merkezinin iflası ve şiddetli beyin fonksiyon bozukluğunun birarada bulunması.



Sıcak bitkinliği:
Yorgunluk, sersemlik, bulantı, kusma, kas ağrıları, baş ağrısı, şiddetli terleme, aşırı susuzluk, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, sık nefes alıp verme, gerginlik, koltuk altı ısısının 39'5 derece den fazla olması.

Sıcak çarpması:
Bitkinlik, koma, kuru-sıcak-kırmızı deri, koltuk altı ısısının 40'5 dereceden fazla olması hali, şaşkınlık, sersemlik, bilinçte bulanıklık hali, uyum sağlama bozukluğu.

AHMETSERTKAN
YANGIN UZMANI










Devamını okuyun...>>